Davacı vekili, takip konusu 3 adet bonoda kefil sıfatıyla müvekkili adına atılı imzaların sahte olduğunu, bu konuda şikayette bulunması üzerine.... Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma başlatıldığını ileri sürerek söz konusu bonolar nedeniyle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, %20 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda; icra takibinin bonoya dayalı olarak açıldığı, Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davalarının ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava niteliğinde olduğunun düzenlendiği, bonoya ilişkin hükümlerin de TTK'nın 4. kısım 2. bölümünde yer aldığı, bonoya dayalı olarak açılan bu davada Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesi gereği ticaret mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle açılan davanın görev yönünden reddine, mahkemenin görevsizliğine, görevli mahkemenin İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna, HMK'nın 20. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde başvuru halinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.