22. Hukuk Dairesi
22. Hukuk Dairesi 2017/40999 E. , 2017/22598 K.
"İçtihat Metni"BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : ... 8. Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : İŞE İADE
İLK DERECE
MAHKEMESİ : KAYSERİ 2. İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 07/11/2013 tarihinde davalı şirket bünyesinde güvenlik görevlisi olarak çalışmaya başladığını, 06/01/2016 tarihinde iş akdinin feshedildiğini, fesih gerekçelerinin gerçekleri yansıtmadığını bu nedenle feshin geçersizliği ile müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının çalışma dönemi boyunca birden çok defa uyarıldığını, davacının çalışma koşullarına uygun davranmadığını, görevlerini suistimal ettiğini, davacının görevini layıkıyla yerine getiremediğini, iş akdinin haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece; ... kayıtlarından davalı işyerinde sigortalı olarak toplamda 8 işçi çalıştığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince; akdin feshi tarihinde davalı işyerinde 30'dan fazla işçi çalıştığı, davacının savunmasının alındığı yada uyarıldığına ilişkin belge bulunmadığı, iş akdinin haklı nedenle feshedildiğinin kanıtlanamadığı gerekçeleri ile istinaf başvurusunun kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe: Taraflar arasında, iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve devamı maddeleridir. Taraflar arasında iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayanıp dayanmadığı uyuşmazlık konusu olup, normatif dayanak 4857 sayılı Kanun’un 18 ve devamı maddeleridir. 4857 sayılı Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır.
İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı Kanun'un 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedene dayandığını kabul etmek gerekecektir.
Somut olayda; güvenlik görevlisi olarak çalışan davacının iş sözleşmesi, 06.01.2016 tarihli fesih bildirimi ile, eşi ile birlikte ailevi meseleleri işe yansıtmaları, işyerinde karşılıklı küfür ve hakaret içerikli tartışmalar yaşayarak işyeri düzenini bozmaları, çalışan hakkında iftira boyutunda dedikodu çıkarmaları, görev yeri ve saatinde çiğ köfte partisi düzenlemesi, işi savsaklaması, çalışma arkadaşları ile uyum sağlayamaması, bu şekilde kurallara riayet etmemesi nedenleriyle tazminatsız ve bildirimsiz feshedilmiştir.
Tüm dosya kapsamına, tutulan tutanak ve tanık beyanlarına göre davacının feshe konu edilen davranışlarının haklı fesih ağırlığında olmamakla birlikte, işyerinde olumsuzluklara sebep olduğu, işyerinin düzen ve huzurunu bozduğu sabittir. İşverenden artık iş ilişkisini sürdürmesi beklenemeyeceğinden iş sözleşmesinin feshi objektif iyiniyet kurallarına göre geçerli nedene dayanmaktadır. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.Bölge Adliye Mahkemesinin ve İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih, esas ve karar numaraları belirtilen kararlarının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Karar tarihi itibariyle alınması gerekli olan 31,40 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 29,20 TL harcın mahsubu ile bakiye 2,20TL karar ve ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafından yapılan 88,50 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.980,00 TL ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karardan bir örneğin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider avanslarından varsa kullanılmayan bakiyelerinin ilgili tarafa iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.10.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.