3. Ceza Dairesi
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü. Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK'nin 86/1. maddesi kapsamındaki kasten yaralama suçunun, 5271 sayılı Kanunun 254. maddesinde 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile yapılan değişik öncesinde de uzlaşma kapsamında olup, katılanın soruşturma aşamasında kollukta alınan 08.01.2007 tarihli ifadesinde uzlaşmak istemediğini beyan etmesi karşısında, tebliğnamenin bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanık ...’ın kollukta alınan savunmasında, babası ...’in kardeşi ...’e tacizde bulunduğundan bahisle katılan ...’i çağırdıkları yere, babası, kardeşi ... ve kendisinin gittiklerini, kendisi ile kardeşinin katılanı dövmeye başladıklarını, elinde keser sapı olmasına rağmen kendisinin eliyle katılan ...’e vurduğunu, ancak kardeşinin keser sapı ile katılana vurduğunu beyan etmesi karşısında, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 37. maddesi kapsamında iştirak iradesi ile katılanı darp ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca verilen temel cezasında TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca artırım yapılmaması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 23.01.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın