7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında ... Sözleşmesi akdedildiği, diğer davalı gerçek kişinin de bu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, kullandırılan kredi taksitlerinin düzenli olarak ödenmeyip aksatılmasından dolayı davalılara karşı Bakırköy .... İcra Müdürlüğü’nün ....esas sayılı dosyasıyla taşınır rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıların dosya borcuna itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına davalıların %20 icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Takibin yetkisiz icra dairesinde açıldığını, müvekkiline kat ihtarı ile ilgili olarak herhangi bir usule uygun tebliğin yapılmadığını, taraflar arasında geçerli bir kefalet akdinin kurulmadığını, talep edilen faizin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Dava, davalı ....Tic. Ltd. Şti. Tarafından kullanılan ve diğer davalı müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı kredi sözleşmesinin ödenmediğinden bahisle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı istemine ilişkindir. Bakırköy ... İcra Müdürlüğü’nün ....esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 19.724,61 TL asıl alacak, 396,96 TL faiz alacağı, 259,90 TL diğer masraf, 19,85 TL BSMV olmak üzere toplam 20.401,32 TL alacak ve asıl alacağa %31,5 TL yıllık temerrüt faizi işletilmek talebiyle ilamsız icra takibine geçildiği, borçlulara ödeme emrinin tebliği üzerine borçluların süresinde borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdikleri, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, bu kararın alacaklılara tebliğ edilmediği, davanın yasal bir yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalılar tarafından yetki itirazında bulunulmuş ise de davacılar vekilinin icra dosyasında yapılan yetki itirazı üzerine dosyayı yetkili bakırköy icra dairesine göndermeyi kabul ettiği, yanlar arasında bu şekilde oluşan yeni yetki sözleşmesi göz önüne alındığında davalılar vekilinin yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Davalı kefil tarafından kefalet sözleşmesinin geçersizliği ileri sürüldüğünden yazı incelemesi yapılmış ve 28/04/2017 havale tarihli Gramafoloji uzmanından rapor alınmış ve raporda; kefalet sözleşmesinde bulunan yazı ve rakamların davalı ...'ın eli ürünü olduğu bildirilmiştir. Banka Bilirkişisi tarafından sunulan 06/06/2016 havale tarihli rapora itiraz edilmiş, itiraz üzerine alınan 19/10/2016 tarihli ek bilirkişi raporuna da itiraz edilmiş olup, son olarak 12/12/2017 tarihli bilirkişi raporu alınmış, sunulan bilirkişi raporuna da itiraz edilmiş ise de, bilirkişi raporu mahkememiz ve istinaf denetimine elverişli olup, yeterli teknik incelemeyi içerdiğinden rapora yapılan itirazların reddine karar verilmiştir. Davacı ile davalı asıl kredi borçlusu ....Tic. Ltd. Şti. arasında 43.792,20 TL limitli taksitli ticari kredi sözleşmesi imzalanmış, sözleşmede davalı kefil ...'da 43.792,20 TL kefalet limiti ile müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzalamıştır. Kefalet sözleşmesi, asıl borç akdinden ayrı ikinci derecede ve bağımsız bir sözleşmedir, davalı kefilin genel kredi sözleşmesinde müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzası bulunmaktadır. Kefaletin şartları TBK'nun 583. maddesinde düzenlenmiş olup, kefaletin geçerli olabilmesi için;
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın