Esas No
E. 2014/15756
Karar No
K. 2015/4513
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2014/15756 E.  ,  2015/4513 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/04/2014 tarih ve 2013/46-2014/107 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirket ile, müvekkili sigorta şirketi arasında 09/05/2011 tarihli acentelik sözleşmesi bulunduğunu, davalının, anılan acentelik sözleşmesine ve yasal mevzuata uymadığından ...

5.Noterliği'nin 21/12/2011 tarih ve 36305 yevmiye nolu azilnamesi ile acentelik sözleşmesinin fesh edildiğini, davalının acentelik sözleşmesi süresinde 23 adet poliçeye haksız filo indirimi uygulamak suretiyle 15.367,00 TL prim kaybına sebebiyet vererek müvekkili şirketi maddi zarara uğrattığını, anılan zararın tazmini amacıyla ...

3.İcra Müdürlüğü'nün 2012/10397 takip sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin 15.367,00 TL asıl alacak ve 06/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi üzerinden devamına, kötü niyetli davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, taraflar arasında 09/05/2011 tarihinde acentelik sözleşmesi akdedildiğinin doğru olduğunu ancak müvekkili şirket tarafından uygunsuz filo indirimleri yapılarak davacı şirketin zarara uğratıldığının gerçek dışı olduğunu, davacının kendi iç birimleri tarafından tek yanlı olarak tanzim edilerek davaya dayanak gösterilen araştırma raporunun gerçekleri yansıtmadığını, müvekkili şirketin Karadeniz Bölgesinde ve Türkiye'de üretim birincisi olan, pek çok sigorta şirketinin acentelik hizmetini yürüten bir şirket olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, davalının bir kısım çekici ve frigofrik tarzı araçlara filo indirimi yapmak suretiyle davacı ... şirketinin kar kaybına sebebiyet verdiği, her ne kadar filo indirimi yaparak bir kısım portföy artışına sebebiyet verilmiş ise de yapılan bu sigorta işlemleri sebebiyle bir kar kaybının yaşandığının açık olduğu, yine davacıya ait iç denetim raporunda poliçe üretim ekranında filo indirimi verilmesini engelleyen kontrol sisteminin olmadığı ve sonradan eklenmiş olduğunun görüldüğü, bu nedenle tarafların zararın meydana gelmesinde müterafik kusurları mevcut olup her iki tarafın kusurunun da % 50-% 50 olarak kabul edilmesinin hakkaniyete uygun olacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile itirazın iptaline, takibin 6.531,00 TL ana para, 617,58 TL faiz olmak üzere devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, taraflar icra inkar tazminatı talep etmiş ise de alacağın yargılamayı ve bilirkişi incelemesini gerektirdiğinden ve alacağın likit de olmadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.

Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.

1.Mahkeme ilamı, hükmü temyiz eden davalı vekiline 13.06.2014 günü, davacı tarafın temyiz dilekçesi ise 27.06.2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve hüküm anılan davalı vekili tarafından HUMK'nun 433 ncü maddesinde öngörülen katılma yoluyla temyiz süresi geçirildikten sonra 08.07.2014 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 3-4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı’nda süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında yerel mahkeme bir karar verilebileceği gibi, Yargıtayca da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden HUMK’nun 432/4 nci maddesi uyarınca davalı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.

2.Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir..

SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin katılma yolu ile temyiz isteminin HUMK'un 432/4. maddesi hükmü uyarınca REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıya alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 94,40 TL harcın temyiz eden davalıya iadesine, 01/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog