22. Hukuk Dairesi 2014/30774 E. , 2014/31909 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin haksız şekilde işverence feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile izin, ücret, fazla çalışma, hafta ve genel tatil alacaklarını istemiştir. Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş sözleşmesinin haklı sebeple feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1.Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.İş sözleşmesinin, işçinin işverene zarar vermesi nedeniyle ve haklı olarak işverence feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 II- (ı) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkanının bulunduğu hususu düzenlenmiştir. İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı fesih imkanı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır.
Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır. Örneğin işverene ait iş makinesi paletlerine kasten metal cisim sokmak suretiyle zarar veren işçinin ve trafik kazası sonucu işvereni zarara uğratan işçinin aynı şekilde iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdirilebilir. İşçinin kusuru ve zararı, ayrı ayrı uzman kişilerce belirlenmelidir. Bu noktada zarar tutarı ile karşılaştırılacak olan işçinin 30 günlük ücretinin brüt ya da net ücret olduğu noktasında 4857 sayılı Kanun'da herhangi bir açıklık olmasa da, bu durumda işçi lehine yorum ilkesi uyarınca bürüt ücretin esas alınması gerekir. 30 gün, bir aydan farklı bir kavramdır. Bu noktada işçiye aylık olarak ödenen ücret yerine, günlük yevmiyesinin 30 katı tutarı dikkate alınmalıdır. Zararın 30 günlük ücreti aşması durumunda işverenin fesih hakkı doğar ve işçinin zararı derhal ödemiş ya da ödeyecek olması, işverenin bu hakkını ortadan kaldırmaz. İşverence zarar tutarının işçiden talep edilmemiş oluşunun da feshe hakkını olumsuz etkileyen bir yönü bulunmamaktadır.
Somut olayda, davalı işveren işyerinde şoför olarak çalışmakta olan davacının iş sözleşmesinin, davalı şirkete ait ait ... plakalı araç ile 24.01.2010 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu şirket çalışanlarından ...,..., ... ve ... Eğitim San A.Ş. çalışanı ...'ın yaralanmalarına, şirkete ait aracın ve diğer araçların ise maddi olarak hasar görmelerine sebebiyet verdiği gerekçesiyle 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesinin II / (ı) bendi gereğince tazminatsız ve bildirimsiz olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, olay ile ilgili tanzim olunan tutarak içeriği incelendiğinde olay mahallinde yer yer buzlanma meydana geldiği ve buna bağlı olarak aracın kaydığı, kazanın meydana geldiği 24.01.2010 tarihi ve olay saati dikkate alındığında buzlanmanın yokuş ve virajlı bir alanda gerçekleştiği, buzlanmanın davacı tarafından fark edilip gerekli tedbirlerin alınmasına imkan olmadığı, davacının olayın meydana gelmesinde işi savsaklaması gibi bir durumunun söz konusu olmadığı ve davalı şirketin aracının davacının işini aksatması nedeniyle 30 günlük ücretinden daha fazla bir zarara uğradığı iddiasının davalı tarafça kesin ve inandırıcı delillerle ispat edilemediği gerekçeleriyle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmişse de; fesih sebebi üzerinde yeterince durulmadığı ve feshin aydınlatılmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu nedenle, fesih sebebi yapılan kaza ile ilgili olarak öncelikle davacının kusurun belirlenmesi için uzman bilirkişilerden rapor aldırılmalı, ardından oluşan zararın tespiti için yine uzman bilirkişi görüşüne başvurulmalıdır. Meydana gelen kaza sebebi ile davacının kusur oranı belirlenmeden ve işverenin aracında zarar meydana gelmişse kusur oranına göre oluşan zararın işçinin 30 günlük ücretini aşıp aşmadığı tespit edilmeden feshin haksız olduğunun kabulü ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.