Aramaya Dön

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi

(Kapatılan) 7. Hukuk Dairesi         2015/20002 E.  ,  2015/20804 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava Türü : İşe iade YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Davacı vekili, müşteri ilişkileri yöneticisi olarak çalışan davacının, 08.04.2013 tarihli iş emirlerinde müşteri onayı alınmadan üretime geçildiği, ve şirketi zarara uğrattığı gerekçesiyle iş akdinin feshedildiğini, oysaki üretime başlanılmadan önce siparişlerle ilgili baskı eskizleri ve sipariş onay formlarının gönderildiğini, e-mail onayının alındığını, siparişi veren firmanın da aynı gruba bağlı İnvestlesprom şirketi olduğunu, siparişlerin müşteriye gönderilen formlardaki gibi olduğunu, e-mail onayının üst yöneticilere de gönderilmesine rağmen herhangi bir itiraz gelmediğini, sorunun alıcı şirketin yanlış bilgi vermesinden kaynaklandığını, sipariş ve üretim aşamalarından tek başına sorumlu olmadığını, daha önceki sipariş hatalarında kimsenin işten çıkartılmadığını eşitlik ilkesine aykırı davranıldığını belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı işveren vekili, sipariş formu müşteriye gönderildikten sonra onaylı sipariş formu gelmeden hiçbir şekilde üretime geçilemeyeceğini, sipariş onayının gelip gelmediğini ... yetkisinin davacıda olduğunu, davacının savunmasında e-mail onayının alındığını, müşterinin ciddiyetine ve siparişin aciliyetine binaen üretime başlanıldığını, yani açıkça onay formunu beklemeyip kendi insiyatifiyle üretime başlanıldığını kabul ettiğini, müşteri onayının şekle bağlanılmış olmasının yanlış anlamaları ve zararı en aza indireceği halde davacının iki parti üretilen malda ikinci parti için de onaylı sipariş formunu almadığını, üretilen 360.000 adet çimento torbasının müşteri tarafından dolum sırasında patladığı gerekçesiyle kabul edilmeyerek 44.640.- € reklamasyon faturası kesildiğini, müşterinin siparişe onay verdiği kanıtlanabilse idi şirketin kendisini savunup zarara uğramayacağını belirterek davacının kusurlu olduğunu, savunmasının alındığını, feshin haklı nedene dayandığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı şirketin üretmiş olduğu ve yurt dışına sattığı torbalar için kesmiş olduğu faturanın tutarı ve bu fatura ile müşteri tarafından düzenlenerek gönderilen reklamasyon faturalarının muhasebe kayıtlarına ilişkin belge ve delillerin dava dosyasına ibraz edilmediğinin, taraflar arasında uygun şekilde üretilmediği için müşteri ve davalı taraflar arasında tutanak tutulan torbaların iadesinin ayrı bir maliyet teşkil ettiğine ve şirketi fazladan zarara sokacağı için kağıt torbaların orada imha edildiğine dair davalı tarafın savunması olup, bu malların iade edilmediği davalı tarafın savunmasından anlaşıldığı, bu mallar orada imha edilmiş ise davalı tarafın o ülkede bulunan yasal merciler huzurunda iptal işlemi yapıldığına dair belge ve delilleri sunması gerektiği, ibraz edilen belgeler arasında bu türden bir belgenin olmadığı buna göre davalı şirketin, feshe dayanak yaptığı 44.640.00 EURO tutarındaki zararın oluştuğunu her türlü şüpheden uzak bir şekilde kanıtlamadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesi işverene, işçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenlerle iş sözleşmesini feshetme yetkisi vermiştir. İşçinin davranışlarından kaynaklanan fesihte takip edilen amaç, işçinin daha önce işlediği iş sözleşmesine aykırı davranışları cezalandırmak veya yaptırıma bağlamak değil; onun sözleşmesel yükümlülükleri ihlale devam etmesi, tekrarlaması rizikosundan kaçınmaktır. İşçinin davranışları nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilebilmesi için, işçinin iş sözleşmesine aykırı, sözleşmeyi ihlal eden bir davranışının varlığı gerekir. İşçinin kusurlu davranışı ile sözleşmeye aykırı davranmış ve bunun sonucunda iş ilişkisi olumsuz bir şekilde etkilenmişse işçinin davranışından kaynaklanan geçerli bir fesih söz konusu olur. Buna karşılık, işçinin kusur ve ihmaline dayanmayan sözleşmeye aykırı davranışlarından dolayı işçiye bir sorumluluk yüklenemeyeceğinden işçinin davranışlarından kaynaklanan geçerli fesih nedeninden de bahsedilemez.

İşçinin davranışlarından ve yeterliliğinden kaynaklanan nedenler, aynı yasanın 25. maddesinde belirtilen nedenler yanında, bu nitelikte olmamakla birlikte, işyerlerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen nedenlerdir. İşçinin davranışlarından veya yetersizliğinden kaynaklanan nedenlerde, iş ilişkisinin sürdürülmesinin işveren açısından önemli ve makul ölçüler içinde beklenemeyeceği durumlarda, feshin geçerli nedenlere dayandığını kabul etmek gerekecektir.

İşçinin davranışlarına dayanan fesih, herşeyden önce, iş sözleşmesinin işçi tarafından ihlal edilmesini şart koşmaktadır. Bu itibarla, önce işçiye somut olarak hangi sözleşmesel yükümlülüğün yüklendiği belirlendiği, daha sonra işçinin, hangi davranışı ile somut sözleşme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin eksiksiz olarak tespit edilmesi gerekir. Şüphesiz, işçinin iş sözleşmesinin ihlali işverene derhal feshetme hakkını verecek ağırlıkta olmadığı da bu bağlamda incelenmelidir. Daha sonra ise, işçinin isteseydi yükümlülüğünü somut olarak ihlal etmekten kaçınabilip kaçınamayacağının belirlenmesi gerekir. İşçinin somut olarak tespit edilmiş sözleşme ihlali nedeniyle işverenin işletmesel menfaatlerinin zarar görmüş olması şarttır.

Kanununun 25 II- ( ı ) bendinde, işverenin malı olan veya eli altında bulunan makine, tesisat, başka eşya ya da maddelere 30 günlük ücreti tutarını aşacak şekilde zarar vermesi halinde işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu belirtilmiştir.

İşçinin kusursuz olduğunun ortaya çıkması halinde işverenin haklı ve geçerli fesih imkânı olmadığı gibi, işçinin kusuru belli bir yüzde ya da belli bir oran olarak saptanmışsa; zararın miktarı da bu kusur nispetinde azaltıldıktan sonra otuz günlük ücreti aşıp aşmadığına bakılmalıdır. 30 günlük ücreti tutarında bir zarar yoksa iş sözleşmesinin feshi haklı neden olarak kabul edilmemelidir. Ancak 30 günlük ücretten az bir zarar meydana gelmekle birlikte, işçinin bu davranışı işyerinde olumsuzluklara neden olmuş ve iş ilişkisinin sürdürülmesi işveren açısından önemli ölçüde beklenmez bir hal almış ise feshin geçerli nedene dayandığının kabulü gerekir. Zararın işçinin kasıtlı davranışından ya da taksirli eyleminden kaynaklanmasının herhangi farkı bulunmamaktadır.

Dosya içeriğine göre somut olayda davacının müşterinin ciddiyeti ve siparişin aciliyeti nedeniyle insiyatif kullanarak e-mail onayı ile yetinip sipariş formunun karşı tarafça onaylanmış aslını beklemeden üretime verdiğini, üretilen çimento torbalarının hatalı olması nedeniyle 06/06/2013 tarihinde değişim , iade veya 44.640.€ geri ödeme istenildiğine dair tutanak tutulduğu, 10/06/2013 tarihinde ise 360.000 adet kağıt torba için 1000 adet kağıt torbanın 7.700 rubleden, 2.500 rubleye indirilmesi yönünde karar alındığı davalı tarafça sunulan belgelerden anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça malların iade masrafları nedeniyle iade edilmeyip gönderildiği yerde imha edildiği iddia edilmişse de böyle bir kayıt mevcut değildir. Dosyaya sunulan reklamasyon faturası 06/08/2013 tarihli olup 12/06/2013 tarihli fesih bildiriminden sonradır. İşveren feshinin haklı nitelikte olup olmadığı çekişmeli olup dosya içeriğine göre davacının hatalı eylemi nedeniyle işverenin zarara uğradığı açıktır. Bu zararın sadece davacının kusurlu eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığı, hatalı ürünlerin iade edilip edilmediği dosya içeriğinden tam olarak anlaşılamamakta ise de mahkemece feshin haklı nedene dayanıp dayanmadığı hususunun ileride açılabilecek kıdem ve ihbar tazminatı ile ilgili davada tartışma konusu yapılabileceği sonuç olarak davacının ihmali davranışı ile verdiği zararın işyerinde olumsuzluklara yol açtığı, iş ilişkisinin devam ettirilmesinin işveren açısından beklenmez bir hal aldığı ve feshin geçerli nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi gerekir. Mahkemece yazılı şekilde davanın kabulü hatalı bulunmuştur. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;

1.Mahkemenin tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.Davanın REDDİNE,

3.Alınması gereken 27,70 TL harçtan peşin yatırılan 24,30 TL harcın tenzili ile bakiye 3,40 TL harç giderinin davacıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,

4.Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,

5.Davalının yapmış olduğu 1.118.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine

6.Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.500,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7.Artan gider ve delil avansının ilgilisine iadesine,

8.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, 28.10.2015 gününde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.

Karar Etiketleri
28.10.2015 REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK İş Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu K4857 md.20/3 K4857 md.18