22. Hukuk Dairesi 2014/30243 E. , 2014/32293 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence sendikal sebeple feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine karar verilmesi, buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, iş sözleşmesinin geçerli sebeple feshedildiğini, feshin sendikal sebebe dayanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece fesih için geçerli bir sebebin ispatlanmadığı, feshin sendikal sebebe dayandığı gerekçesi ile isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun "sendikaya üye olup olmama hürriyetinin teminatı" başlıklı 31. maddesini üçüncü fıkrasına göre; işveren, bir sendikaya üye olan işçilerle sendika üyesi olmayan işçiler veya ayrı sendikalara üye olan işçiler arasında işin sevk ve dağıtımında, işçinin mesleki ilerlemesinde, işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardım ve disiplin hükümlerinde ve diğer hususlara ilişkin hükümlerin uygulanması veya çalıştırmaya son verilmesi bakımından herhangi bir ayırım yapamaz; beşinci fıkrasına göre; işçiler, sendikaya üye olmaları veya olmamaları, iş saatleri dışında veya işverenin rızası ile iş saatleri içinde, işçi sendika veya konfederasyonlarının faaliyetlerine katılmalarından dolayı işten çıkarılamaz. Aynı maddenin altıncı fıkrasına göre ise; sendika üyeliği veya sendikal faaliyetlerden dolayı iş sözleşmesinin feshi halinde ise, 4857 sayılı Kanun'un 18, 19, 20 ve 21. madde hükümleri uygulanır. Ancak, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ödenecek tazminat işçinin bir yıllık ücret tutarından az olamaz. Somut olayda, davacı 17.04.2012- 22.05.2013 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde operatör olarak çalışmıştır. 18.07.2012 ve 24.01.2013 tarihli devamsızlıkları sebebi ile yazılı olarak uyarılmış, 13.05.2013 ve 16.05.2013 tarihli yazılarda ise davacının haftalık çalışma listesinde tebliğ edilen planlı mesaiye kalmak istemediği belirtilerek davacıya bu olay sebebi ile uyarı cezası ve tüm bu eylemleri sebebi ile 20.05.2013 tarihinde kınama cezası verilmiştir. Ardından iş sözleşmesi 18.07.2012 ve 24.01.2013 tarihli devamsızlıkları ve iş disiplinini bozan davranışları gerekçe gösterilerek feshedilmiştir. İş Kanununa ilişkin fazla çalışma ve fazla sürelerle çalışma yönetleliğinin 9. maddesi gereğince fazla çalışma yaptırmak için işçinin yazılı onayının alınması ve bu onayın her yılbaşında alınması zorunludur. Dosya içeriğine göre davacıdan 2013 yılı için fazla çalışma onay yazısı alındığına dair delil sunulmamış olup davacının fesihten en son dört ay önce gerçekleşen eyleminden sonra iş disiplinini bozmaya yönelik devam eden bir davranışı ortaya koyulamamıştır. Bu durumda, fesih için geçerli sebebin varlığı davalı işverence ispatlanamadığından mahkemece feshin geçersizliğine karar verilmiş olması isabetlidir. Ancak; davacının işyerinde devam eden sendikal faaliyetlerde bulunduğu, sendika üyesi olması ve sendikal eylemleri sebebi ile iş sözleşmesinin feshedildiği şahit anlatımları ve dosya içeriğine göre somut olarak ortaya koyulamamış olup feshin sendikal sebebe dayandığının kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
1.Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İşverence yapılan FESHİN GEÇERSİZLİĞİNE,davacının İŞE İADESİNE
3.Davacının kanuni sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih sebebi ve çalışma süresi gözetilerek dört aylık ücreti olarak belirlenmesine,
4.Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine, davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatının bu alacaktan mahsubuna,
5.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6.Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 1.500,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından yapılan 408,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8.Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak 17.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi.