11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/567 E. , 2015/5678 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2014 tarih ve 2013/406-2014/379 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı arasında maksimum ticari kasko sigorta poliçesi tanzim edildiğini, ... plakalı araç için ilk olarak başlangıç tarihi 11/02/2011 bitiş tarihi 11/02/2012 olan 39124369 numaralı poliçenin tanzim edildiğini, sözkonusu poliçe bitincede aynı araç üzerinden poliçe yenilenerek ... poliçe numaralı 11/02/2012 başlangıç tarihli 11/02/2013 bitiş tarihli poliçe tanzim edildiğini, iki adet poliçe bedelinin toplam 5260,00TL'sinin ödenmediğini, bu nedenle 5260,00TL asıl alacaklı icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı ile arasında kasko sigortası yapılması hususunda herhangi bir anlaşma olmadığını, adına yapıldığı iddia edilen kasko sigortasından icra takibi nedeniyle haberdar olduğunu, bu nedenle yapılan haksız icra takibine itiraz ettiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı tarafından dosyaya ibraz edilen sigorta sözleşmelerinden ... numaralı poliçenin varlığı davalının ikrarı ile , ... poliçe numaralı poliçenin varlığı ise davalı tarafından 16/08/2012, 15/10/2012, 15/11/2012 ve 14/12/2012 tarihli toplam 2.178-TL tutarlı ödeme ile ispat edilmiş olduğu, zira tacir olan davalı ikinci poliçenin tanzim tarihinden sonra 4 ay üst üste ödeme yaptığı, bu kapsamda sözlü olarak da tesis edilebilen sigorta sözleşmelerinde talep edilen dışındaki diğer miktarların ödendiğinin kabulü gerektiği, tacir olan davalının ödeme yaptığına dair yazılı delil ve yazılı delil başlangıcı da ibraz etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, alacağın likid olmadığı kanaati ile şartlar oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava, sigorta sözleşmesine dayalı prim alacağının tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Kural olarak, sigorta sözleşmelerinde belirlenen primin alacaklısı rizikoya teminat veren sigorta şirketidir. Ancak acente tarafından prim borçlusundan sigorta prim bedelinin talep edilebilmesi için, sigorta şirketi tarafından acenteye verilmiş prim tahsil etme yetkisinin bulunması gerekmekte olup, bu halde bile acentenin kendi adına olmayıp acentesi bulunduğu şirkete ... prim tahsilini talep etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, sigorta şirketinin prim alacağını acenteye temlik etmesi halinde acentenin temlik alacaklısı sıfatıyla prim tahsilini talebe hakkı olduğu gibi acentenin sigortalının prim borcunu sigorta şirketine ... olması halinde de vekaletsiz iş görme ve sebepsiz zenginleşme hükümleri dairesinde ödenmiş olan primleri sigortalıdan talep etme hakkı mevcuttur.
Bu anlamda mahkemece; gerekirse davacı ile sigorta şirketi arasında yapılan acentelik sözleşmesi getirtilerek davacının prim tahsiline yetkisi olup olmadığı, yine dava konusu poliçe primlerinin acente tarafından sigorta şirketine ödenip ödenmediği hususları araştırılarak davacının aktif dava ehliyetinin olup olmadığı konusunda oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu hususun gözden kaçırılarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
2.Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.