Davalılar vekili mahkememize vermiş olduğu 03/04/2017 tarihli cevap dilekçesi ile; mahkemenin huzurdaki davaya bakmakta görevsiz olduğunu, görevli mahkemenin İcra Hukuk Mahkemesin olduğunu, esas girilmeden davanın reddini talep ettiğini, davacının dilekçesinde belirttiği üzere davanın konusunun senet değil icra takibi olduğunu, ancak anlaşılmayan şeyin ise davacının aynı konuda aynı talepleri içerir İstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... karar sayılı 07/02/2017 tarihinde yani huzurdaki davanın açıldığı tarih olan 15/03/2017 tarihinden 38 gün önce karara çıkmış bir davanın olması, ilgili mahkemece davacının lehine olarak 07/02/2017 tarihinde davanın kabulü ile davacı borçlu yönünden takibin iptaline karar verildiği, bu bakımdan davacının korunmaya değer bir hukuki yararın kalmadığını, hukuki yarar kalmadığından davanın esastan reddinin gerektiği, yine belirtildiği üzere aynı konuda, tarafları aynı, aynı dava sebebine dayanarak daha önce bir dava açıldığını, ve bu davanın görülmekte olduğunu, bu bakımdan davanın görevli mahkemede açılmış olması ihtimalinde aynı konunun yeni bir dava konusu yapılması mümkün olmayacağından davanın usulden reddine karar vermek gerektiğini belirterek öncelikle açılan davanın görevsizlik, hukuki yarar şartı ve derdestlik dava şartları yokluğu sebebiyle usulden reddine, imzası inkar edilmeyen senede dayalı borçlu olan davacının davasının esastan reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına ve lehine avukatlık ücreti tayinine karar verilmesini beyan etmiştir.