3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı dava dilekçesinde özetle; 4734 sayılı Kamu Ihale Kanunu gereğince ....Beledi- yesi'ne ait temizlik ihalesini aldıklarını ve davalı ... ile Kamu İhale Sözleşmeleri Yasası'na tabi sözleşme imzaladıklarını,yer tesliminin yapılmasından sonra başlanan işlerin eksiksiz şekilde yürütüldüğünü, her ay davalı ... tarafından hazırlanan hak ediş ve eklerine uygun olarak fatura kesildiğini ve belediyeye teslim edildiğini,davalı belediyenin başta işçi maaşları olmak üzere yapması gereken ödemeleri ya hiç yapmaması veya gecikerek yapması nedeniyle şirketin giderlerini başak bir kaynaktan veya öz varlıklarından finanse edemez hale geldiğini, bir çok bankaya borçla- narak kendi taşınmazlarını ve ortakların kişesel taşınmazlarını teminat göstererek kredi aldığını, bazı alacakların bankalara temlik edildiğini ancak temliklerin de ödenmediğini ,ödenmeyen çekler ve kredi faizlerinin davacı şirket tarfından başka bankalardan kredi almak suretiyle kapatıldığını, karşılıksız kalan ve arkası yazılan bu çeklerin bankalardan alındığını, hiç bir yasal işlem yapılmadan davalı belediyeye iade edildiğini , davacı şirketin alacağının ise hiç bir temerrüt faizi hesabı yapılmadan cari hesaba alacak olarak eklendiğini, şirketin 153.154,77 TL peşin faiz + 8.182,75 TL BSMV + 10.500,00 TL komisyondan ibaret 171.837,00 TL ödeme yaptığını, bankanın verdiği belgede yazan munzam zararın tahsili amacıyla davalı aleyhine Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dobyası üzerinden takibe girişildiğini,ödeme emrininin uselen tebliğ edildiğini, davalı borçlunun borca haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamına, davalının % 20 oranından az olmamak üzere icra-inkar tazimnatı ile mahkumiyetine yargılama gideri ile vekalet ücretinin davaladın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava , İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali talebine ilişkindir. Her ne kadar iş dava, ticari uyuşmazlık niteliği taşıdığından bahisle mahkememizde ikame olunmuş ise de ; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlen- dikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde Ticaret Mahkemeleri'nin kuruluşu ve hangi mahkemelerin Ticaret Mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir. Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır. Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür. Yargılamaya konu somut olaya gelince ; davacının ticaret şirketi, davalının ... olduğu, her ne kadar davacı "tacir" sıfatın haiz ise de kamu kurumu durumundaki dava- lının "tacir" " vasfının olmadığı,Kamu İhale Sözleşmeleri Yasası'na tabi sözleşmeden kaynaklanan itilafın hallinde Küçükçekmece Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu, kamu düzeninden sa- yılan mahkemenin görevi hususunun HMK 114/1-c md de dava şartları arasında düzenlendiği, taraflarca ileri sürülmese bile yargılamanın her aşamasında mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği dikkate alınmakla mahkememizin görevsizliğine karar verilip aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın