1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...Taşımacılık A.Ş.'de ...'nın %3,67, ...'un %92,8 ve müvekkilinin %3,53 hissesinin bulunduğunu, 24/04/2015 tarihli Genel Kurul Toplantısının davacı ile ilgisi olmayan adrese tebliğe çıkarıldığını, tebligatın iade edildiğini, amacın müvekkilinin toplantıya katılımını engellemek olduğunu, ...'nın müvekkilinden izin almadan hem ... şirketindeki hem de ... şirketindeki hisselerini satmak istediğini, bu toplantıda şirket sermayesinin 30.000.000,00-TL'den 78.150.000,00-TL'ye çıkartılmasına ve arttırılan bedelin ortakların şirketten olan alacaklarından karşılanmasına karar verildiğini, müvekkilinin toplantı davetinin kendisine tebliğ edilmemesi nedeniyle toplantıya katılamadığını ve itiraz haklarını kullanamadığını, sicil gazetesi kayıtlarında ve hazirun cetvelinde müvekkiline ait adresin "... Floor ... Gate, ..." olarak gösterilmesine rağmen genel kurul toplantı daveti ile ilgili belgelerin davacı ... ile hiçbir ilgisi bulunmayan ... Mah. ... Cd. ... Sokak, ... İş Merkezi No:... Kat: ... adresine tebliğe çıkartıldığını ve tebligat yapılamamış olduğundan 13/04/2015 tarihinde göndericisine iade edildiğini, müvekkilinin belirtilen adres yerine farklı bir adrese davet gönderilerek genel kuruldan haberdar olmasının engellendiğini, buradaki amacın ise ...'nın toplantıya katılan tek hissedar olarak istediği kararları almasının sağlanması ve bu kararlara muhalefetin engellenmesi olduğunu, kanuna uygun şekilde toplantıya çağrı şartı yerine getirilmediğinden davaya konu genel kurul toplantısının geçersiz olduğunu, ana sözleşmenin eski şeklinde yer alan "Hissesini satmak isteyen hissedar, şirket hissedarlarına öncelik tanımak zorundadır. Hissedarlardan hiçbiri yönetim kurulunun ve diğer ortakların iznini almadan, hissesini hissedarların dışında kimseye satamaz" şeklindeki düzenlemesinin "Pay devri için şirket yönetim kurulu kararı gerekir. Makul sebepler olmadıkça pay defterine kayıttan imtina edemez." şeklinde değiştirilmesinin tamamen müvekkilinin rüçhan hakkının kaldırılmasına yönelik bir karar olduğunu, müvekkilinin haberi olmaksızın rüçhan hakkını kaldıran söz konusu kararın şirketin menfaatine olmayıp tamamen ...'nın kişisel çıkarlarına hizmet etmekte olduğunu, ayrıca söz konusu ana sözleşme değişikliğinin TTK.461 maddesine de aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin 24/04/2015 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı için müvekkiline çağrı yapılmadığından toplantıya katılamayan müvekkilinin bunun sonucunda kanundan doğan finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesini bir ay erteleme ve gündeme madde konulmasını talep etme haklarının engellendiğini ileri sürerek, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununda düzenlenen şekil şartlarını taşımayan 24/04/2015 tarihinde yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısının ve şirket menfaatlerine aykırı olarak bu toplantıda alınan kararların TTK.nun 447. maddesi gereğince hükümsüz olduğunun tespitine, müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramasının engellenmesi için alınan kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına, davalı şirketteki hisseler üzerine ticaret siciline davalıdır şerhi konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın