9. Hukuk Dairesi
9. Hukuk Dairesi 2017/6176 E. , 2017/16529 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkette 16/05/2008 tarihinden beri özürlü kontenjanında çalıştığını, müvekkilinin sağlıksız bir ortamda ve birden fazla kişinin yapacağı işi tek başına yapmak zorunda bırakıldığını, daha sağlıklı bir ortamda çalışmak istemesi üzerine davalı şirkette 03/05/2013 tarihinde müvekkilinin iş akdini feshettiklerini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve ihbar tazminatını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının 01/05/2013 ve 02/05/2013 tarihlerinde işe geç geldiğini ve iş kıyafetini giymeyerek akşama kadar personele ait kafeteryada oturduğunu, işe başlaması için sözlü olarak uyarılmasına rağmen işe başlamadığını ve hakkında yazılı ihtar tanzim edildiğini, ertesi günü işe geç geldiğini ve işe başlamadığını, işini yapmamakta ısrar eden davacının iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; toplanan delillerden davacının 01-02/05/2013 tarihlerinde işe gelmesine rağmen çalışmadığı, bu konuda sözlü ve yazılı olarak uyarıldığı ancak ertesi gün aynı şekilde çalışmamaya devam ettiğinin anlaşıldığı, davacıya görevini yerine getirmesi hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar ettiği anlaşıldığından davalı işveren tarafından yapılan feshin haklı nedene dayandığı kanaatine varıldığı, her ne kadar davalı tarafça davacının ağır şekilde çalıştırıldığı iddia edilmiş ise de davacı bu iddiasını ispatlayamamış, steward (bulaşıkçı) olarak istihdam edilen davacıya çalışmaya başladığından beri görevine uygun olarak aynı işin verildiği tespit edildiği gerekçesi ile davasının reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davacı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İş sözleşmesinin, işveren tarafından hatırlatıldığı halde işçinin görevlerini yapmamakta ısrar etmesi nedeniyle haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinin (h) alt bendinde, işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmamakta ısrar etmesi durumunda işverenin haklı fesih imkânının bulunduğu hükme bağlanmıştır. İş görme edimi işçi tarafından işverenin verdiği talimatlara uygun olarak yerine getirilmelidir. İşverenin talimatlarının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesi ile getirilebilecek sınırlamalar ile işçinin eğitimi, yeteneği ve takati gibi hususlara aykırılık oluşturmamalıdır. 1475 sayılı Yasada işçinin hatırlatıldığı halde görevlerini yapmaması haklı fesih nedeni olarak sayılmış ve işçinin bu anlık durumu yeterli görülmüşken, 4857 sayılı Yasa ile işçinin “görevi yapmamakta ısrar etmesi” kuralı getirilmiştir. Bu noktada işverenin hatırlatmasının ardından sadece bir kez görevi yapmama yeterli sayılmamalıdır. İşçinin görevi yapmama eylemi hatırlatmanın ardından devamlılık arz etmelidir. İşveren tarafından fesih öncesinde, işçinin yapmakla yükümlü olduğu görevleri hatırlatılmalıdır. Bu hatırlatmanın sözlü ya da yazılı biçimde yapılması mümkündür. Bu konuda ispat yükü de işverendedir. İşçinin görev tanımının, bireysel ya da toplu iş sözleşmesinde açıkça öngörülmüş olması işverenin hatırlatma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İşçiye yapılacak hatırlatmada/uyarıda, işçiye yapması istenen görev açık biçimde bildirilmeli ve işin tamamlanmasına yetecek bir süre öngörülmelidir. Bildirimde, görevin hatırlatılması yeterlidir. Görevin gereklerinin yerine getirilmemesi durumunda iş sözleşmesinin feshedileceği hususunun ayrıca bildirilmesi gerekmez. Ancak, işveren tarafından işçiye bu yönde bir bildirim yapılmış ise, işçinin yeni bir eylemi gerçekleşmedikçe, önceki eylemlerine dayanılarak iş akdi feshedilemez. İşçinin, verilen görevin bir kısmını yapmış olması halinde, bu davranışının nedenleri üzerinde durulmalı ve işverenin haklı fesih imkânının olup olmadığı, gerekirse uzman bilirkişilerce değerlendirilmelidir. Çalışma koşullarında işçi aleyhine değişiklik niteliğinde olan görevlendirmelerin, 4857 sayılı Yasanın 22 nci maddesi uyarınca işçiyi bağlamayacağı açıktır.
Bu kapsamda bir görevin yerine getirilmemiş olması işverene haklı fesih imkânı vermez.
Somut uyuşmazlıkta dosyadaki bilgi ve belgelerden davacı hakkında 01.05.2013, 02.05.2013 ve 03.05.2015 tarihinde devamsızlık tutanakları tutulduğu, ayrıca 01.05.2013 tarihli ve 02.05.2013 tarihinde davacının iş yerine geç geldiği ve iş yerinde tüm gün kafeteryada vakit geçirdiğinden bahisle işveren vekili tarafından 02.05.2013 tarihinde ihtar cezası verildiği, dolayısıyla davacının iş yerine hiç gelmediği gerekçesi ile hem devamsızlık hem de işe geç gelme tutanakları düzenlenmesinin birbiri ile tutarlı olmadığı anlaşılmaktadır.
Kaldı ki dosyadaki SGK işten ayrılma bildirgesinin incelenmesinde 03.05.2013 tarihinde davacının iş çıkışının verildiği görülmekle, iş çıkışı verildiği anda devamsızlık tutanağının tutulduğu, davalının savunmasında çelişkiye düştüğü ve iş akdinin haksız feshedildiği anlaşıldığından mahkemece davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı taleplerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi isabetsizdir. F) SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.