Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 17.03.2015 tarih, 2015/3275-6311 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :Alacaklı tarafından borçlular hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlular vekilinin süresinde icra mahkemesine başvurusunda; ...'ın senette borçlu ve kefil olmadığını, takip konusu senedin teminat senedi olduğu sözleşme gereğince taşınmaz devrinin imkansız olması nedeni ile geçersiz hale gelen sözleşmeye dayalı olarak teminat amaçlı verilen senetlerin bedelsiz kaldığı ve geçersiz olduğunu ileri sürerek takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, borçlu ...'ın aval veren sıfatı ile imzaladığı senetten şahsen sorumlu olduğu, protokolde alacaklının taraf olmadığı ve borcun olmadığı da ispat edilemediğinden itirazın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.Özetlenen bu şekli ile borçluların icra mahkemesine yaptığı başvuru, borca itiraz niteliğindedir. Konuya ilişkin İİK.nun 169/a-6. maddesine göre, takip muvakkaten durdurulmuş ise, itirazın esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde, borçlu, alacaklının isteği üzerine takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilir. Somut olayda; mahkemece 14.11.2012 tarihli kararla takibin tedbiren durdurulmasına karar verildiği, mahkemece icra dairesine takibin geçici olarak durdurulması için aynı tarihte müzekkere yazıldığı, tedbir kararından sonra takip dosyasında işlem yapılmadığı görülmektedir. Bu durumda, borçlunun borca itirazı reddedildiğine ve takip de muvakkaten durdurulduğuna göre, alacaklının talebi de gözetilerek anılan yasal düzenleme uyarınca alacaklının tazminat istemi konusunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi isabetsiz olup mahkeme kararının bu nedenlerle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2015/3275 Esas, 2015/6311 Karar sayılı ve 17.03.2015 tarihli onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 13/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.