11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2015/1471 E. , 2015/5932 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
4.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 04/11/2014 tarih ve 2014/500-2014/577 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... ... Yüksek Eyalet (İstinaf) Mahkemesi tarafından verilen 24.07.2012 tarih ve 5 U 137/11 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın ve masraf tespit kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının tenfizine ilişkin karar onandığından bu konuda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, masraf tespit kararının tenfizine karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Mahkemenin davacının taleplerinden biri hakkında olumlu veya olumsuz hiçbir karar vermemiş olması halinde davalı tarafça davacının diğer taleplerinin kabulüne ilişkin olan hüküm temyiz edilirse Yargıtayca, davalının temyiz itirazının reddi halinde hükmü onamakla yetinir. Davacının taleplerinden biri hakkında karar verilmediği hususunu bozma sebebi yapamaz. Bu halde, davacı birinci davada hakkında karar verilmeyen talebi için ikinci bir (yeni) dava açabilir.(Bkz Prof. Dr. Baki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, S.3122)
Somut olayda, davacı tarafça yabancı mahkemenin asıl kararı ile birlikte masraf tespit kararının da tenfizi talep edilmiş, mahkemece dava kabul edilmekle birlikte yalnızca asıl kararın tenfizine dair hüküm kurulmuştur.
Davacı vekilinin talebi üzerine tavzih kararı verilerek kararın arkasına masraf kararının da tenfizine dair şerh düşülmüştür. Asıl karar ve tavzih kararını davalı vekili temyiz etmiş, Dairemizce, asıl karar onanmış, tavzih kararı ise tavzihle davalıya yüklenen borcun genişletilemeyeceği gibi tavzih usulüne de uyulmadığı gerekçesiyle davalı yararına bozulmuştur. Bu durumda, mahkemece bozma öncesi hakkında hüküm kurulmayan masraf tespit kararı hakkında bozma sonrası tenfiz hükmü kurması yerinde görülmediğinden kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.