3. Hukuk Dairesi 2016/13165 E. , 2018/24 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :... MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki ... davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalıdan şiddet gördüğünü, ayrı yaşadıklarını, davalının ziynetleri evden götürdüğünü ileri sürerek; ziynet eşyalarının aynen iadesine; olmaz ise, fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere, 21.678.00.-TL'nin dava tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, paralar ile borçların ödendiğini, altınların işyeri açarken bozdurulduğunu, kendisinde altın olmadığını belirtmiştir.
Mahkemece; davacının davasının kısmen kabulü ile, 7 adet 22 ayar her biri 20 gram ağırlığında ... ... , bir takım 22 ayar 65 gram ağırlığında ... seti, bir adet ... altını ve 1 çift on dört ayar...nin davalı tarafından davacıya aynen iadesine, aynen iade mümkün değilse bedelleri olan 19.958 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir .
HMK'nun 297. maddesi (HUMK. md. 388) gereğince; mahkemenin, hüküm fıkrasında asıl ve yardımcı taleplerin hepsi hakkında, açık ve tereddüde yol açmayacak şekilde infazı kabil karar vermesi gerekir.
Davacının dava dilekçesinde, öncelikle ziynet eşyalarının aynen iadesini talep etmiş olması karşısında, hükümde davacıya öncelikle aynen iadesine karar verilen eşyaların tür ve nitelikleri ile birlikte tüm eşyaların bedellerinin de ayrı ayrı yazılması gerekirken, mahkemece bu husus göz ardı edilerek, infazı mümkün olmayan bir karar verilmesi doğru görülmemiş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.