13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekilinin mahkememize verdiği 02.10.2017 tarihli dava dilekçesinde özetle; "Davacı aleyhinde davalı tarafından ... 14. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip yaptığını, takipte 15.000.-Tl lik çekin 9.000.-Tl sini tahsil ettiğini bu nedenle 7.785,41-Tl için takip yapıldığını, takip dosyasına 12.09.2017 tarihine kadar 11.500-Tl ödeme yapılmış takipten sonra 22.09.2017 tarihinde ise 1.500-Tl ödenmiş bankadan da çek yaprağı bedeli 1.410,-Tl davalı tarafından tahsil edildiğini, ancak davalının kötü niyetli olarak yaptığı tahsilatlara rağmen mükerrer tahsilat yapmık istediğini, bu nedenle söz konusu çekden dolayı davalıya 6.000-TL ve ferileri kadar borçlu olmadıklarının tespiti ile yargılama masrafları ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesi istemi ile iş bu davayı açtığı anlaşılmaktadır. Davalıya tebligat yapıldığı, davalının süre geçtikten sonra cevap dilekçesi sunduğu görüldü. Davalının cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin iyi niyetli hamil olduğunu, bedelsizlik definin kendilerine karşı ileri sürülemeyeceğini, davacı bu çek karşılığında ...'e 11.500.-Tl ödeme yaptığını iddia ettiğini, Bu iddianın TTY 687 Md anlamında müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, Yargıtay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, icra dosyasına yapılan ödemeler düşüldüğünde davacının bakiye borç kadar sorumluluğunun devam ettiğini, bu nedenlerle davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesi isteminde bulunmuştur. .. 14. İcra müdürlüğünün ... E sayılı dosyasının dosyamız içine gönderildiği görüldü. Dosyadaki kapak hesabında 03.11.2017 tarihi itibarıyla 5.803,16-TL daha ödenmesi gerektiğinin belirlendiği görüldü. Mahkememizde açılan bu davada, davalı kötü niyetli olarak yaptığı tahsilatlara rağmen mükerrer tahsilat yapmık istediği, söz konusu çekden dolayı davalıya 6.000.-Tl ve ferileri kadar borçlu olmadığının tespiti istemi ile açıldığı anlaşılmaktadır. İcra dosyasında yapılan kapak hesabında davacının icra dosyasına halen 5.803,16 Tl borçlu olduğu hesaplanarak kapak hesabı dosya içerisinde bulunmaktadır. Dava, davacının haricen yaptığını iddia ettiği ödemelerin kapak hesabından düşülerek borçlu olmadığı istemine ilişkindir. Davacının, dava açmakta hukuki yararının olması gerekir. Bu husus HMK’nin 114/h maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş olup, HMK’nin 115. maddesiyle dava şartlarının mevcut olup olmadığının yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca HMK 107/3 maddesinde kısmi eda davası açılabilecek hallerde tespit davası da açılabileceği ve bu halde hukuki yararın var olduğu kabul edileceği hükmünün de somut uyuşmazlıkta uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Talebin ileri sürülüş biçimi gözetildiğinde, davacının hukuki yararının bulunmadığı hususu dikkate alınarak davanın reddine hüküm kurmak gerekmiştir. Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap