8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2017/8311 E. , 2018/411 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Vesayet
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olup hükmün talep eden Nüfus Müdürlüğü tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Talep eden Nüfus Müdürlüğü, kısıtlı adayı küçüğün evlilik dışı dünyaya geldiğini, annesi ...’in de çocuğun doğum tarihinde ergin olmadığını belirterek TMK.404 maddesi gereğince çocuğun vesayet altına alınmasını talep etmiş; Mahkemece, duruşma yapılmadan dosya üzerinden, çocuğun nüfus kaydının incelenmesinde babasının ... olduğu,Nüfus Müdürlüğünce onaylı 26/07/2016 tarihli tanıma senedi ile çocuğu tanıdığı ve çocuğun babası ...’un velayeti altında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; karar, talep eden Nüfus Müdürlüğü temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dosya kapsamında çocuğun annesi 26/10/1999 tarih doğumlu Zozan İbrahim’in reşit olduğu anlaşılmıştır. Vesayete ilişkin hükümler kamu düzenine ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun 382/2b-19. Maddesinde, vesayet işlerinin çekişmesiz yargı kapsamında olduğu; 385. maddesinde ise, niteliğine uygun düştüğü ölçüde basit yargılama usulünün uygulanacağı; 317. maddesinde de, davalıya tebligat yapılması gerektiği; 320-1 maddesinde Mahkemenin mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar vereceği hükme bağlanmıştır. Mahkemece, bu madde hükmü gözetilerek, dosya üzerinden karar verilmiş ise de, varılan sonucun maddenin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılmıştır. Öncelikle belirtmek gerekir ki; sözü edilen maddeye göre, duruşma yapmadan karar verilebilmesi için, hukuken bunun mümkün olması gerekir, başka bir anlatımla, ancak hukukun cevaz verdiği hallerde duruşma açmadan dosya üzerinden karar verilebilir. (Örneğin ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları gibi) veya kanunun duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmesinde hakime takdir hakkı tanındığı hallerde dosya üzerinden karar verilebilir. (Örneğin İİK.nun 17-18. maddelerinde öngörülen şikayet başvurusu gibi) Kanunun açıkça duruşma açılarak yargılama yapılmasını emrettiği hallerde dosya üzerinden karar verilemez. -//- Bilindiği üzere HMKnun hukuki dinlenme hakkı başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da kapsar. Hukuki dinlenme hakkının gereği olarak, taraflar duruşmaya çağrılmadan hüküm verilememesi, Anayasanın 36. maddesi ile düzenlenen iddia ve savunma hakkının kullanılmasına olanak tanınması ilkesinin doğal bir sonucudur. Aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının da en önemli unsurudur. Gerçekten savunma hakkını güvence altına alan T.C. Anayasanın 36. maddesi ile 6100 sayılı HMKnun 27. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, taraf dinlenmek ve savunması alınmak üzere kanuni şekillere uygun olarak davet edilmedikçe karar verilmesi mümkün bulunmadığından; Mahkemece duruşma açılması gerekirken, dosya üzerinden inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.