20. Hukuk Dairesi 2017/5136 E. , 2018/80 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Kadastro sırasında ... mahallesi, Sarıçam mevkiinde 104 ada 1 parsel sayılı 257.478,57 m² yüzölçümündeki taşınmaz, orman niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacı taşınmazın 6 dönüm kısmının miras bırakanından bu yana zilyetliğinde olduğunu ve orman sayılmayan yerlerden olduğunu belirterek tespitinin iptalini ve dava konusu edilen kısmın 104 ada 1 sayılı parselden ifraz edilerek ayrı bir parsel numarası ile adına tespit ve tescilini talep etmiş, mahkemece davanın reddine, dava konusu ... mahallesi 104 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkında Mahkemenin 2014/92 Esas sayılı dosyasında tescil kararı verildiğinden, tescil konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir Çekişmeli parselin bulunduğu yerde orman kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 4. maddesine göre yapılmış, çekişmeli parsel bu işlemde orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair hüküm kurulmuş ise de dava konusu taşınmaz kadastro sırasında orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş olup, dava yalnızca Orman Yönetimine karşı açılmış, Hazine ise davada yer almamıştır. Ormanların mülkiyeti Hazineye, intifa (kullanım) hakkı Orman Yönetimine aittir. Bu nedenle, husumetin tespit maliki olan Hazineye de yaygınlaştırılarak davada yer almasının sağlanması, delillerinin toplanarak sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken, taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.