8. Hukuk Dairesi
8. Hukuk Dairesi 2015/14243 E. , 2018/1543 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili, davalı Belediye vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı Hazine vekili 168 ada 57 parsel sayılı davalılar adına kayıtlı iki katlı işyeri vasfındaki taşınmazın, 1970 li yıllarda ... tarafından buradan geçen Tabaklar Deresinin üstü kapatılarak zemin üzerine inşaat yapıldığını, altından dere akmaya devam ettiğini, belediye tarafından bina inşa edildikten sonra Kadastro Müdürlüğü tarafından belediye adına tescil edildiğini, sonrasında davacıya hibe yoluyla satıldığını; derelerin devletin hüküm ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, verilen tapunun yok hükmünde olduğunu, tapu kaydı yok hükmünde olduğundan davalıların taşınmazı tapu kaydına güvenerek satın aldığını ileri süremeyeceğini belirterek; taşınmazın tapu kaydının iptali ile paftasında dere yatağı olarak gösterilmesini, müdahalenin menini ve derenin üzerini kapatan beton zemin ile binanın kalini, kal masraflarının davalılardan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili; davanın reddini savunmuş, diğer davalı ... vekili; tescilin 2613 sayılı Kanunun 22/E maddesi gereğince usulüne uygun olarak yapıldığını, kadastro tutanağının ilan edildiğini, davacı idare tarafından tutanağa itirazda bulunulmadığını ve idarenin kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu taşınmazın 20/05/2014 ve 16/06/2015 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen “B, C, D,” noktalarına isabet eden toplam 39.14 m2lik kısmının devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu gerekçesi ile tapusunun iptali ile “B, C, D,” noktalarına isabet eden kısmın tespit dışı bırakılmasına, paftasında dere yatağı olarak gösterilmesine, 20/05/2014 ve 16/06/2015 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen “A” noktasına isabet eden toplam 20.82 m2lik kısmına ilişkin davanın reddine, davalı adına tapuya tesciline; davalının 20/05/2014 ve 16/06/2015 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen “B, C, D,” noktası olarak belirtilen kısmına davalının vaki müdahalesinin menine; 20/05/2014 ve 16/06/2015 tarihli fen bilirkişi ek raporunda belirtilen “B, C, D,” noktalarına isabet eden yer üzerindeki kagir dükkan vasfındaki iki katlı binanın ve “B, C, D,” noktalarına isabet eden alandaki Tabaklar Deresinin üzerini kapatan beton zeminin kal’ine; davacı tarafın kal masraflarının tazmini talebinin infaz aşamasını ilgilendiren bir husus olduğundan bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, kabul red oranına göre yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı Belediye vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, mahkemece toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı vekili ve davalı Belediye vekilinin tüm,davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Davalı ... vekilinin yargılama gideri, kal masrafları ve vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 36/A maddesinde, kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmayacağı hüküm altına alınmıştır. Davacı Hazine tarafından davalılar aleyhine tesis kadastrosu sonucu oluşan tapu kaydının iptali istemiyle dava açıldığına göre davalılar aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi ve kal masrafları yönünden ise infaz aşamasını ilgilendiren bir husus olması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.