Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; Sanık hakkında TCK'nın 106/1-1. cümle ve 125/1. maddeleri uyarınca tehdit ve hakaret suçlarından kamu davası açıldığı,her ne kadar sanığın hakaret eylemi uzlaşma kapsamında olup soruşturma aşamasında uzlaşma teklifi yapılmış ise de, bu tarihte tehdit suçunun uzlaşma kapsamında olmaması ve atılı suçların birlikte işlenmesi nedeniyle soruşturma aşamasında yapılan uzlaşma teklifinin geçersiz olduğu, kovuşturma aşamasında ise sanığın tehdit eyleminin TCK'nın 106/1-2. cümlesinde düzenlenen basit tehdit suçunu oluşturduğunun kabul edilmiş olması karşısında, sanığa yükletilen tehdit ve hakaret suçlarının uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla CMK'nın 253 ve 254. maddeleri uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuksal durumunun belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Kanuna aykırı, sanık ...'nin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, başkaca yönleri incelenmeksizin, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/02/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.