13. Hukuk Dairesi
13. Hukuk Dairesi 2015/29633 E. , 2018/1102 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, ... ili ... ilçesi ... mahallesi 20254 ada 5 parselde ortağı olduğu ... İnşaatın yüklenici olarak yaptığı inşaatın kendisine temlik ettiği A Blok 2 nolu bağımsız bölümün satışı hususunda davalı ile anlaştığını, emlak alım satım sözleşmesi yaptıklarını, davalı alıcının ödemesi gereken bakiye satış bedelini ödememesi üzerine davalı hakkında başlattığı takibin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ön anlaşma olduğunu, edimlerini yerine getirdiğini, bedelin bankada tanıklar huzurunda akdin tarafı olan satıcıya defaten ödendiğini savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma üzerine davanın kabulü ile ...
4.İcra Müdürlüğü'nün 2011/3305 sayılı icra takip dosyasında itirazın iptali ile takibin devamına, inkar tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Davacı, eldeki dava ile ortağı olduğu şirket tarafından kendine temlik edilen bağımsız bölümün davalıya satışı sonrası ödenmeyen bakiye satış bedelinin tahsili için başlattığı takibe vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı, edimini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini dilemiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı, ödeme savunmasını kanıtlamak üzere tanık ve yemin deliline dayanmış olup, 1086 sayılı HUMK.nun 289. maddesi uyarınca miktar itibariyle tanık dinlenemez. Ne var ki davalı, cevap dilekçesinde “her tür yasal delil” demek suretiyle yemin deliline dayanmış olup, davanın açıldığı tarihte 1086 sayılı HMUK yürürlükte olduğundan davalıya, davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.