8. Hukuk Dairesi
Davacı ... vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuş, ayrıca dava dilekçesinde belirtilen ziynet eşyalarının bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemenin davanın reddine dair ilk kararı davacı vekilinin temyizi üzerinde Dairenin 24.12.2013 tarih, 2013/17279 esas-2013/19841 karar sayılı kararı ile "...Dava konusu yapılan mal varlığının edinilmelerine ilişkin bir takım eksikliklerin olduğu, Vakıfbank ve Ziraat Bankasından boşanma dava tarihi itibarıyla davalı adına hesaplarda para olup olmadığının sorulmadığı, hesapların açılma tarihinden itibaren ekstrelerin getirtilmediği, evlilik içinde davalı adına edinilen ... plakalı aracın davalı adına alım ve satışına ait belgelerin istenmediği, ... beldesinde 1169 parselin davalı tarafından ilk edinme tarihinden itibaren tedavüllü tapu kaydının da dosya arasında bulunmadığı görülmüştür. Ancak, gerek araç ve gerekse taşınmaz ve üzerindeki seraların 01.01.2002 tarihinden önce edinildikleri ve yapıldıklarının anlaşıldığına, bu dönemde taraflar arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli bulunduğuna, bu dönemde eşlerden biri adına edinilen mal varlığı üzerinde diğer eşin ancak maddi ve somut katkıda bulunması halinde katkı nedeniyle alacak isteğinde bulunabileceğine göre somut olayda öncelikle çözümlenmesi gereken husus tarafların çalışarak gelir elde edip etmediklerinin belirlenmesidir. Dosyada dinlenen davacı tanıkları kadının serada çalıştığını bildirirken, davalı tanıkları da kadının kendilerine ait serada çalıştığını, aynı zamanda eşine yardım etmek amacı ile çiftçilik yaptığını ifade etmişlerdir. Mülga 743 s. TKM'nin 153. maddesi uyarınca, "eve kadın bakar" tümcesi gereğince, kadının ev işleri yapması ve çocuklara bakması yasal işleri olup, katkı alacağı bakımından katkı sayılmaz ise de, seralarda çalışması, eşiyle birlikte çiftçilik yapması gözetildiğinde evin olağan işleri dışında yaptığı bu işlerle gelir getirici ve tasarruf sağlayacağı işler yapması nedeniyle 01.01.2002 öncesi için bir gelire sahip olduğunun ve gelir elde ettiğinin kabulü gerekir. Katkı payı alacağı hesaplanırken davalı eş bakımından da 743 sayılı Kanunun 152. maddesinin gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemenin kadının çalışmadığı ve gelir elde etmediğinden hareketle davanın ispatlanamadığına ilişkin kararı yerinde değildir. O halde Mahkemece yapılacak iş, öncelikle az yukarıda açıklanan eksiklikler tamamlandıktan sonra her bir mal varlığı için evlenme tarihi ile edinme tarihlerine kadar yaptıkları işler gözetilerek elde edebilecekleri taraf gelirlerinin belirlenmeye çalışılması, taraf gelirlerinden her birinin kişisel harcamalarının ayrı ayrı toplam gelirlerinden düşürülmesi, ayrıca kocanın TKM’nin 152. m. göre eve bakma ve geçindirme yükümlülüğü de dikkate alınarak eşlerin tasarruf oranlarının belirlenmesi, bu tasarruf oranlarına göre davacı kadının katkı oranının tesbitine çalışılması, her bir malvarlığının dava tarihi itibarıyla belirlenecek piyasa rayiç değerleri ile bu katkı oranları çarpılarak davacı kadının katkı payı alacağının bulunması, buna rağmen tazminatın hakiki miktarının tayini mümkün olmadığı takdirde TMK'nun 5. maddesi nazara alınarak 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 50 ve 51. (818 sayılı Borçlar Kanunu m. 42, 43) maddeleri ile hakkaniyet ve fedakarlığın denkleştirilmesi ilkeleri uyarınca halin mutat cereyanına ve tarafların mali durumlarına göre davacıya ödenecek tazminat miktarının adalete tevfikan tayin edilmesi gerekir. Mahkemenin talep edilen para ve altınlarla ilgili denetime uygun bir gerekçesi de bulunmamaktadır..." gereğine işaret edilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulü ile, 35.000-TL alacağın davalıdan tahsiline, davalı tarafça alınıp davacıya iade edilmeyen 1 metre 18 ayar 55 gr kordon zincir. 1 çift 22 ayar 6 gr samanyolu küpe ve 1 adet 22 ayar 20 gr samanyolu bileziğin davalı tarafça davacıya aynen iadesine, aynen iadesini mümkün değilse 1.164,68-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın