15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yapılan Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile müvekkili şirketin işletmekte olduğu ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... abone numaralı iş yerinin elektriği sözleşme tarihinden itibaren davalı şirket tarafından bedeli mukabilinde karşılandığını, ancak davalı şirketin elektrik faturaları ile kendi kabul beyanı ile de sabit olduğu üzere müvekkili şirketin kullanmış olduğu elektrik enerji bedelinin yanısıra tamamen kanuna ve kararlılık kazanmış Yargıtay kararlarına aykırı olarak, müvekkili şirketten sayaç okuma bedeli, kayıp kaçak enerji bedeli ve TRT payı adı altında faturaya bir kısım bedeller dahil ederek bunları da haksız olarak müvekkili şirketten tahsil ettiğini, davalı şirkete bu konuda ihtarname gönderildiğini, ancak davalı şirketin haksız olarak tahsil ettiği KDV dahil 327.437,16 TL kayıp kaçak enerji bedelini müvekkili şirkete ödemediğini bu suretle temerrüde düştüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 327.437,16 TL kayıp kaçak enerji bedelinin ihtar tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödenmesini , yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı kurum üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Usul yönünden beyanlarında ;Taraflar arasında yapılan yetki sözleşmesi uyarınca uyuşmazlıkların çözümünde yetkili mahkemenin İstanbul Mahkemeleri olduğunu, öncelikle davanın yetki yönünden reddi gerektiğini, ... Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/351 Esas sayılı dosyasında bildirmiştir Elektrik faturalarında yer alacak tüm gelir kalemleri ile ilgili düzenleme yapma yetkisi EPDK' da olup EPDK' nın kararları düzenleyici işlemler olduğundan hem elektrik tedarikçilerini hem de aboneleri bağladığını, kayıp kaçak bedeli de EPDK' nın kurul kararıyla uygulamaya koyduğu gelir kalemlerinden biri olduğundan müvekkilinin söz konusu bedeli abonelerinin faturalarına yansıtmakla yükümlü olduğu, Davacı ve müvekkili şirket arasında Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi ile birlikte enerji alım/satım sözleşmeleri imzalandığını. Sözleşmelerin varlığına ve geçerliliğine ilişkin taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığını Uyuşmazlığa konu edilen fatura kalemlerinin (Kayıp/kaçak bedeli, sayaç okuma bedeli, Perakende satış hizmeti, iletim ve dağıtım bedeli) gerek adını gerekse tüketicilere hangi oranda yansıtılacağı hususunu belirleme ve karar verme yetkisinin tamamen Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'na ait olduğunu. Kurumun, bu konudaki düzenlemeyi kurul kararları ile yapmakta, gerek Kurum ve gerekse Kurul bu düzenleme yetkisini 6446 Sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve bu kanunun verdiği yetki ile çıkartılan ikincil mevzuattan almakta olduğunu. Kurul kararlarının yok sayılmasının mümkün olamayacağını. Dava konusu uyuşmazlığın müvekkili şirketin değil EPDK'nın tasarrufunda bulunan bir konuya ilişkin olması sebebiyle eldeki davanın idari yargıda açılması gerektiğini. Dava konusu olan kayıp/kaçak bedelinin, tıpkı diğer bedellerde olduğu gibi Kurul tarafından düzenlenen, yasal mevzuat uyarınca davacıdan tahsili zorunlu olan bir olduğunu. Kayıp/kaçak bedeli dahil faturadaki kalemlerin neredeyse tamamının Kurul Kararları çerçevesinde yaklaşık on yıldır tüketicilere yansıtılmakta olduğunu. EPDK tarafından düzenlenmiş tarife kalemleri dışında bir unsurun tüketiciye yansıtılamayacağı gibi EPDK tarafından belirlenmiş bir tarife kaleminin uygulanmaması seçeneği de bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap