10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı firma arasında 13/06/2013 tarihinde Eleman Kiralama Hizmet Sözleşmesi adı altında bir yıl süreli sözleşme imzalandığını, davacının işbu sözleşmeyi akdetmesindeki amacın profosyonel yardım alarak bilgi teknolojileri alanında destek almak olduğunu, yapılan sözleşme ile davalı firmanın davacılara son kullanıcıların teknolojik sorunlarına anında destek verip çözmek, sorumluluğundaki sistemlerin düzgün çalışmasını sağlamak, yapının devamlılığını sağlamak için tedbirler almak ve yapılması gerekenler ile ilgili müşteriye rapor vermek gibi edimleri yüklendiğini, bu çerçevede davalının ilk etapta davacının mevcut sistemini inceleyerek gerekli değişiklik ve yenilemeleri tespit edip davacıya bildirecegini ve ihtiyaca göre davalının da ... isimli bilgisayar/donanım firması bayiliği dolayısıyla zaten ... markalı ürünler üzerine kurgulanmış sistemi donanım olarak güçlendireceğini ve yine eski sistemden yeni sisteme geçişi sağlayacağını ve eski sistemdeki bütün düzeni aynen yeni sistemde kurulu ve çalışır hale getireceğini, ancak sözleşmenin başlangıcından bir süre sonra hizmet alımında aksaklıklar yaşanmaya başlandığını ve sürekli olarak yazılı ve sözlü olarak iletişime geçilerek verilen hizmet sözlerinin yerine getirilmesinin talep edildiğini ancak hiçbir süretle dönüş alınamadığını, hatta toplantılarda eksiklikler giderilmediği taktirde davalı tarafından gönderilen faturaların ödenmeyeceğinin belirtildiğini, Mart 2015 tarihinden itibaren de davalı tarafından herhangi bir hizmet verilmediğini, aradan oldukça zaman geçtikten sonra davalı tarafından İstanbul....İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, davacı şirket yetkilisinin şirkette olmadığı bir zamanda ödeme emrinin usulsüz bir şekilde davacı şirket çalışanına tebliğ edilmek suretiyle takibin kesinleştiğini ve 30/05/2016 tarihinde şirket adresine hacze gelindiğini, davacının haciz esnasında dava açma hakkını da saklı tutmak suretiyle 9.000 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını, yine devam eden zaman zarfında yine icra tehditi devam etmesi nedeniyle 23.360,59 TL.yi 08/06/2016 tarihinde ödeyerek bakiye dosya borcunu da kapattığını, ancak davacının davalıya hiçbir borcu bulunmadığını, zira davalının sözleşmede yükümlendiği görevini layıkıyla yerine getirmediğini, davacıya kesilen faturaların hem "Danışmanlık Hizmeti" hem diğer "donanım" kalemlerini kapsadığını, davalı ile yapılan toplantılarda Bakım&Destek diye tabir edilen hizmetlerin verilmediği bu sebeple ödemelerin durdurulacağı ve hesaplandıktan sonra mutabakat yapılacağı, mutabakatta anlaşılan rakamların ödeneceği ve kalan bakiyenin de yeni hizmet ile telafi edilmesinin isteneceğinin defalarca sözlü olarak bildirildiğini, hatta davalı çalaşanı ... isimli şahıstan davacıya gelen e-postada "Bakım&Destek ödemeleri dışındaki bekleyen ödemelerin yapılması konusunda toplantıda siz de gereken hassasiyeti göstereceğinizi söylemiştiniz" cümlesi ile yaşanan sıkıntılardan dolayı davacının bakım ve destek ile ilgili ödemeleri durduğunu ve davalının bu durumu kabullendiğinin açıkça görüldüğünü, diğer yandan aynı e-postada "Bakım&Destek sürecinin derlenip toparlanması için yazılı olarak çalışmayı da bu hafta içinde tamamlayıp, değerlendirmelerinize sunacağım" cümlesi ile ortada hizmetten kaynaklanan bir problem olduğu ve davalının bunu düzeltmek için çaba sarfedeceğini beyan ettiğinin görüldüğünü, ancak hiçbir zaman sözü edilen çalışmanın sunulmadığını, yine dosyaya sundukları diğer yazışmalardan da görüleceği üzere donanıma ilişkin Server alımından itibaren oldukça uzun süre geçmiş olmasına rağmen tam hizmet alınamadığını, ancak buna rağmen hizmet/danışmanlık faturalarının kesilmeye devam ettiğini, davalının sözleşme gereğince kararlaştırılan son kullanıcıların teknolojik sorunlarına anında destek verip çözmek konusunda müşterisine anında hizmet verme edimini yerine getirmediğini, sorumluluğundaki sistemlerin düzgün çalışmasını sağlamak bir yana kurulmasını ve ayağa kaldırılmasını bile neredeyse 1,5 yıl gibi kabul edilemeyecek bir zamana yaydığını ve müşterisinin iyi niyetinden faydalandığını, yapının devamlılığını sağlamak için tedbirler almak konusuna basiretsiz davranarak yani tedbir almayarak hem müşterinin iş ve zaman kaybına yani zarara uğramasına hem de ileriye dönük tedbir alamamasına sebebiyet verdiğini, yapılması gerekenler ile ilgili müşteriye rapor vermek maddesinde sözü edilen danışmanlık hizmetlerinin yerine getirilmediğini, düzenli olarak raporlama yapılmadığını, davacı tarafın alacak talebinde bulunurken kuvvetle muhtemel davacı şirket çalışanı... tarafından karşı tarafa gönderilen 29/06/2015 tarihli e-mail ekindeki cari hesap ekstresine dayalı olarak talepte bulunduklarını, ancak gerek mahkeme dosyasına sunmuş oldukları e-mailler gerekse... Hanımın açıklamalarından "kesilen ancak hizmet verilmediği için ödenmesi gerekmeyen danışmanlık bedeli 30.900 TL olduğu, bunların kırmızı ile işaretlendiği, fakat bakiyenin 26.392,38 TL olduğu, yani bu güne kadar hak edilmiş olduğu düşünülen danışmanlık bedelleri ile donanıma ilişkin bedellerin fazlasıyla ödendiği" nin belirtildiği, bu anlamda gönderilen e-mailin kesinlikle borç ikrarı değil balakis borcun var olmadığını gösterir bir beyan olduğunu, bu nedenlerle davacı şirketçe icra tehditi altında ödenen 32.360,59 TL.nin ödeme tarihlerinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap