Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 16.02.2018 tarih ve 2018/630 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 26.02.2018 tarih ve KYB-2018/15561 sayılı ihbarname ile;

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap
Karar Etiketleri
19.03.2018 BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku - Dolandırıcılık 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 16192 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Samsun 2. Sulh Ceza Hakimliğinin 14/11/2017 tarihli ve 2017/5808 değişik iş sayılı kararının "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, somut olayda Samsun Cumhuriyet Başsavcılığının 23/10/2017 tarihli ve 2017/31026 soruşturma, 2017/16192 sayılı kararıyla, müşteki vekilinin şikayet dilekçesi üzerine herhangi bir soruşturma yapılmadan aynı olay hakkında Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/2027 sayılı dosyasında yürütülen derdest soruşturmanın varlığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla, şüphelilerin ifadeleri alınmadan, şüphelilerin başka kişilere karşı da aynı yöntemi izleyerek dolandırıcılık yaptığı ve bu konuda başka icra dosyalarının da bulunduğu müşteki vekilince ileri sürülmesine rağmen, bu dosyaların ve Ortaca Cumhuriyet Başsavcılığına ait aynı olaya ilişkin derdest soruşturma dosyasının getirtilerek incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden” bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu K16192 md.309 K16192 md.160 K5271 md.309 CMK md.309 K5271 md.173/3