14. Ceza Dairesi

İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılan mağdurenin 23.07.2010 günü saat 22.30 sıralarında tanık İsmail tarafından elleri ve kolları bağlı, ağzı bantlı olarak bulunması üzerine adli makamlara intikal eden olayda, mağdurenin alınan beyanlarında, 23.07.2010 günü üç kişi tarafından kaçırılarak dövüldüğünü ve baygın şekilde tanık tarafından bulunduğunu belirttiği, 26.07.2010 günü saat 19.25 de polis merkezinde bilgisayar ortamında gösterilen şahıslardan sanığı teşhis ettiği, ayrıca dava konusu olmayan ancak dava dosyasına beyanlardan ve sunulan belgelerden yansıdığı şekilde mağdurenin 24.08.2010 tarihinde ikinci kez kaçırıldığı olaya da sanığın iştirak ettiğini iddia ettiği anlaşılsa da, mağdureye sanığın teşhisi için gösterilen resmin sanığın olayın olduğu iddia edilen gün Metris Ceza İnfaz Kurumuna teslimi esnasında çekilen fotoğraf olduğu, sanığın cezaevine girmesine neden olayın ise, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinde yapılan araştırmaya göre, Bakırköy 28. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.09.2010 gün ve 2010/431 Esas, 2010/607 Karar sayılı dosyasına konu edilip 22.07.2010 tarihinde işlediği silahla yaralama eylemi olduğu, sanığın anılan olay nedeniyle 22.07.2010 tarihinde gözaltına alınıp 23.07.2010 tarihinde tutuklandığı gerek anılan karardan gerekse UYAP üzerinde yapılan tutukluluk sorgulamasından anlaşıldığı gibi yine 24.08.2010 tarihindeki kaçırılma olayında da yer aldığı iddia edilen sanığın bu tarihte de halen cezaevinde tutuklu bulunduğu nazara alındığında atılı suçu işlemediği sabit olmasına rağmen, beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; İddia olunan eylemin birden fazla kişi tarafından cebirle gerçekleştirilmesi ve mağdurenin suç tarihinde çocuk olduğunun anlaşılmasına rağmen 5237 sayılı TCK'nın 109/2, 109/3-b, 109/3-f. maddeleri yerine yazılı şekilde hüküm kurulması, Hükmedilen 1 yıl hapis cezası adli para cezasına çevrilirken 7.300 TL yerine 7.200 TL adli para cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini ve adli para cezasının TCK'nın 52/4. maddesi gereğince taksitlendirilmesi esnasında taksit aralıklarının belirtilmemesi, Kanuna aykırı, sanık müdafii ile katılan mağdure vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 19.03.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap