9. Hukuk Dairesi

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada ...'den hakediş raporları celbedilerek, dava konusu inşaata ilişkin pazar günleri ile milli bayram ve genel tatil günlerinde çalışmasının ruhsata tabi olup olmadığı yönünde Valilik ve Belediyelere müzekkereler yazılarak, yazı yanıtları dosya içerisine alındığı, davalı Şirketin hafta tatili ve ulusal bayram günlerinde çalışmasının izne bağlı olduğu yönünde bir tespite ulaşılamadığı, ...'den celbolunan hakediş raporlarının da incelenmesinde: havanın fen noktasında çalışmaya elverişli olmadığı zaman aralığı olarak belirtilen 15 Aralık-15 Mart dönemlerine rastlayan 24/01/2014, 03/10/2011, 08/02/2011, 09/01/2011 tarihlerinde hakedişlerin düzenlendiği, ancak sözü geçen tarihlerde düzenlenen hakediş belgelerinin hangi dönemde gerçekleşen inşaat çalışmaları neticesinde düzenlendiği ise belge içeriklerinden anlaşılmamakla birlikte yapılan inşaat işinin niteliği ve sürekliliği dikkate alınarak ve dinlenen tanıklar şantiye şefi olan davacının ulusal bayram ve genel tatil günleri ile hafta tatillerinde çalışma yaptığı yönündeki beyanları ile birlikte değerlendirildiğinde davacının ulusal bayram ve hafta tatillerinde çalıştığı kanaati hasıl olmakla, davacının hastalık, izin, mazeret vb nedenlerle çalışamadığı günler için belirlenen miktardan % 30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmakla davacının almaya hak kazandığı ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağının net 2.486,26 TL., hafta tatili alacağının net 13.455,00 TL. olduğu, davacının talebine konu 2011 yılı Kasım - Aralık ve 2012 yılı Ocak - Şubat aylarına ait ücretlerine ilişkin bozma ilamı uyarınca Davalı vekilince sunulan 26004/2016 tarihli beyan dilekçesi ile: davacıya verilen çeklerin ve ödemelerin davacının geri ödemesi ya da maaşından kesilmesi koşuluyla avans olarak verildiğini, bu çeklerin bankadan kendisine ödendiğini, davacının aldığı paranın bir kısmını daha önce müteahhitlik yapmış olduğu için vergi borçlarını kapatmak maksadıyla, bir kısmını da başka özel ihtiyaçlarından dolayı aldığını ifade ettiğini, davacının kendisine yapılan bu ödemeleri geri ödemediğini, maaşından da kesilmediğini, birkaç defa maaşından kesilmesi istenilmişse de davacının daha sonra kesilsin diyerek sürekli ötelediğini, davacının aldığı bu avansları ödemeden müvekkil şirkete de haber vermeden işi bırakıp gittiğini, müvekkil şirkette işçi ödemeleri, maaşlar ve malzeme alımlarının bizzat şirket tarafından muhasebeleştirilerek ödendiğini, malzeme alımlarında şirket tarafından fatura karşılığı malzeme alınan firma adına çekle ya da banka havalesi ile ödeme yapıldığını beyan ettiğini bildirdiği, davacı vekilinin konu ile ilgili Mahkemeye sunduğu 13.07.2016 tarihli beyanında; dosyada bulunan çeklerin davacının ücret alacağına ilişkin verilmediğini, müvekkil işveren vekili ve şantiye şefi olduğu için işçilere ödeme yaptığını ve aynı zamanda malzeme alımları yaptığını, bu çeklerin bu ödemeler için kullanıldığını, müvekkilinin çekleri maaş avansı olarak almasının söz konusu olmadığını, bu nedenle davalı vekilinin çekler hakkında sunduğu beyan dilekçesine itiraz ettiğini beyan ettiği, yerleşik Yargıtay kararları uyarınca çalışmanın ispatı işçiye, ispatlanan çalışmalar karşılığında ücretin ödendiğinin ispatı ise işverene düştüğü, davacının maaşından kesilmesi koşuluyla kendisine avans olarak verildiği iddia edilen toplam bedeli 27.000,00 TL. olan üç adet çekin 2011 yılı Nisan ayında davalı şirket tarafından keşide edildiği, ancak bu ödemeye rağmen davacının imza karşılığında 2011 yılı Ekim ayı maaşını elden nakit olarak aldığı, 27.000 TL. tutarındaki ödemenin ücret karşılığı kabul edilmesi halinde, davacıya Ekim ayında, henüz 27.000 TL.’yi dahi hak etmemiş iken, ayrıca avans değil maaş ödenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, avansın ancak henüz gerçekleşmemiş çalışmalar için ve ileriye yönelik olarak ödenebileceği, ayrıca şantiye şefi konumundaki davacıya davalı işveren şirket tarafından bir ay içerisinde verilen ve maaşının 8 katına yakın tutardaki çeklerin ücret karşılığı avans olduğunun da yazılı bir belgeyle kanıtlanamadığı, 12. ayda verilen 4.000,00 TL. tutarındaki çekin keşide edildiği tarih itibarıyla da davacının tüm çeklerin o tarihteki toplamı olan 31.000,00 TL.’lik bir ücret alacağı bulunmadığı, zira davacıya Haziran, Temmuz, Eylül, Ekim 2011 aylarında (3.750 x 4 =) 15.000,00 TL. elden nakit ücret ödendiği, çeklerde yazan tutarların ücret karşılığı olduğunun davacı tarafça kabul de edilmediği anlaşıldığından, sözü geçen çeklerin maaş avansı olarak değerlendirilemeyeceği, bu konuda ispat yükü üzerine düşen işverenin ödemelerin ücret karşılığı avans olduğunu usulünce kanıtlayamadığı, firmalara malzeme yahut işçilere işçilik için ödenen tutarların doğrudan davalı işverence tediye edildiği, şantiye şefi olan davacının bu işlere karıştırılmadığı şeklindeki savunmanın da dayanağı olmadığı, bu hususu kanıtlayacak belge – bilgi de sunulmadığı dikkate alınarak, davacının talebine konu ödenmeyen ücret alacağına hak kazandığı, bu itibarla davacının almaya hak kazandığı ücret alacağının net 14.000,00 TL. olduğu, davacının şantiye şefi olarak çalıştığı, bu itibarla bulunduğu şantiyede en üst düzey yönetici konumunda olduğundan mesai saatlerini, çalışma düzenini kendisinin belirlediğinin kabul edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe:

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap