8. Hukuk Dairesi
Davacı alacaklı 15.07.2014 başlangıç tarihli sözlü kira akdine dayanarak 22.06.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 500,00 TL’den 2014 yılı Ekim ayından 2015 yılı Haziran ayına kadarki kira alacağı 4.500,00 TL’nin faiziyle tahsilini talep etmiştir. Davalı borçlu 01.07.2015 tarihli itiraz dilekçesinde, kira bedelinin 250,00 TL olduğunu, dükkan sahibi vefat ettikten sonra Ekim ayında 1.800,00 TL 7 aylık kira bedeli verdiğini, borcu olmadığını, bu borcu kabul etmediğini bildirerek borca ve takibe itiraz etmiştir. Ödeme emrine davalı borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak davalı kiracının hakkında başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini, bunun üzerine itirazın iptali istemi ile ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2015/1537 Esasında dava açıldığını ve mahkemece borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına karar verildiğini, davalının kira borcunu 30 günlük süre içerisinde ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirterek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesine karar verilmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, davalı borçlu hakkında adi kiraya ilişkin takipte bulunulduğu, davalı kiracı borçlu tarafından 7 gün içinde yapılan itiraz üzerine takibin durdurulduğu, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 04/02/2016 tarihli kararı ile borçlunun itirazının 3.600,00 TL asıl alacak ve bunun üzerinden hesaplanacak yasal faizi ile birlikte iptaline karar verildiği, davanın; İİK.nun 269 ve 269/a maddelerine göre açılmış bir temerrüt sebebi ile tahliye davası olduğu, borçlunun itirazının iptaline karar verildiği ve iş bu davanın da iptal kararından itibaren 6 aylık sürede açıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve kiralananın tahliyesine karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kesinleşen icra takibi nedeniyle tahliye istemine ilişkindir. Alacaklı kiraya veren, borçlunun itirazı üzerine icra mahkemesinden "tahliye" istemeden, yalnızca "itirazın kaldırılmasını" isteyebilir. Yani itirazın kaldırılması davası ile tahliye davasının ayrı ayrı açılmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. İcra mahkemesinin itirazın kaldırılmasına ilişkin kararından sonra alacaklı kiraya veren buna dayanarak kararın kesinleşmesinden itibaren icra mahkemesinden borçlu kiracı hakkında tahliye davası açabilir. Ancak bu gibi hallerde tahliye davasının hangi tarihten başlayarak ne kadar sürede açılması gerektiği hususu önem kazanmaktadır. Şayet itirazın kaldırılması davası devam etmekte ise tahliye davası yargılama devam ettiği sürece her zaman açılabilir. Eğer itirazın kaldırılması kararı kesinleşmiş ise bu takdirde tahliye davası itirazın kaldırılması kararının kesinleşmesinden itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Ancak itirazın kaldırılmasına ilişkin mahkeme kararı kesinleşmeden tahliyeye karar verilemez. Tüm dosya kapsamından davacı tarafça ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2015/270 Esasında kayıtlı itirazın iptali isteğiyle açılmış bir davanın bulunduğu ve temyiz incelemesi için Yargıtay’da olduğu anlaşılmaktadır. İtirazın kaldırılmasına ya da iptaline karar verilmeden tahliyeye karar verilemez. Mahkemece, itirazın iptali isteğiyle açılan dava sonucu beklenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın