15. Ceza Dairesi

Nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından sanıkların beraatine ilişkin hükümler katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü; Kovuşturma evresinde duruşmadan haberdar edilmeyen ve katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan kurumun, 5271 sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre, sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu belirlenerek ve kurumun 5271 sayılı CMK' nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Sanıkların, mağdurun taşınmazını kiralamış gibi sahte bir kira sözleşmesi tanzim ederek ve mağdurun bu taşınmazını ektikten sonra ilgili kuruma başvurup doğrudan gelir desteği başvurusunda bulunup haksız menfaat temin etmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarını işlediklerinin iddia edildiği olayda, suça konu kira sözleşmesi aslının ele geçirilememesi nedeniyle bu belge üzerinde aldatma kabiliyetinin belirlenmesi yönünden inceleme yapılamaması ve sanıkların gerçekte bir ekim yaparak bunun karşılığında doğrudan gelir desteğinden yararlanmış olmaları karşısında kurum zararının oluşmayacağı dikkate alınarak, sanıklara atılı suçların yasal unsurlarının olaşmayacağının anlaşılması karşısında bu gerekçelere dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamıştır. Yapılan yargılama sonunda, yüklenen suçların yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin, herhangi bir gerekçeye dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 26.03.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap