8. Hukuk Dairesi

Davacı 3.kişi vekili;10.03.2014 tarihinde yapılan haciz esnasında mülkiyeti müvekkiline ait malların haczedildiğini belirterek istihkak iddiasının kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı alacaklı vekili ise davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, haciz sırasında borçlu şirket yetkilisinin hazır bulunması nedeniyle haczin İİK'nın 96-97 maddesine göre yapılmasında bir usulsüzlük olmadığı, mahcuz makineler üzerinde borçlu şirkete ait talimatların olduğu, yine haciz adresinde borçlu şirkete ait bilgisayar kasası ve büro malzemelerinin bulunduğu, davacı 3. kişinin karinenin aksini kesin ve inandırıcı delillerle ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı 3. kişi vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, üçüncü kişinin İİK'nın 96. vd. maddelerine dayalı istihkak iddiasına ilişkindir. Üçüncü kişi tarafından açılan istihkak davalarında davalı kural olarak takip alacaklısıdır. Bu nedenle istihkak davası açılırken takip alacaklısının davalı olarak gösterilmesi gerekir. İstihkak iddiasına konu mal birden fazla alacaklı tarafından haczettirilmiş ve bu alacaklılar istihkak iddiasına itiraz etmiş ise, istihkak davasında tüm alacaklılar davalı olarak gösterilmelidir. Somut olayda; ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4044 ve 2014/4045 Esas sayılı dosyaları üzerinden aynı borçlu aleyhine başlatılan takipler uyarınca ... 8. İcra Müdürlüğü’nün 2014/54 ve 2014/53 Talimat sayılı dosyalarında 10.03.2014 tarihinde yapılan hacizler esnasında aynı menkullerin haczedildiği, davacı 3. kişinin dava dilekçesinde haciz yapılan takip dosyası olarak yukarıda numaraları belirtilen talimat takip dosyalarını ayrı ayrı gösterdiği, buna rağmen davalı olarak sadece ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4045 Esas sayılı dosya alacaklısı ...’in gösterildiği, ... 6. İcra Müdürlüğü’nün 2014/4044 Esas sayılı dosya alacaklısı ...’in davalı olarak gösterilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece takip alacaklısı ...’in 3. kişi tarafından açılan davada davalı sıfatı ile davaya katılmasının sağlanması için, davacı 3. kişiye süre verilerek taraf teşkilinin sağlanması, tarafların tüm delillerinin toplanmasının ardından, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekir. Mahkemece, taraf teşkili sağlanmadan işin esasına yönelik karar verilmesi isabetli olmamıştır. Hükmün bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap