Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre Anayasanın 40/2, CMK’nın 232/6 ve 34/2 ile 1412 sayılı CMUK’nın 310. maddeleri gereğince, kararda başvurulacak kanun yolu, süresi, mercii ve şeklinin kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerektiği halde, sanığın yokluğunda verilen hükümde beraat kararları açısından gösterilmemiş ise de, mağdurların şikayetçi olmadığı, sanığın da beraat kararları açısından temyizde hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca duruşmaya başlarken CMK'nın 191/1. maddesi uyarınca, iddianamenin kabulü kararı okunmamış ise de, bu aykırılığın savunma hakkını ve hükmün esasını etkileyen bir husus olmadığı, bu suretle bahse konu eksikliklerin sonuca etkili olmadığından bozmayı gerektirmediği değerlendirilerek yapılan incelemede: Eyleme ve yükletilen suça yönelik O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 05.03.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.