Aramaya Dön

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2017/969
Karar No
K. 2018/622
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

T.C.

İSTANBUL

11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2017/969 Esas
KARAR NO: 2018/622
DAVA: İtirazın İptali
DAVA TARİHİ: 27/10/2017
KARAR TARİHİ: 07/06/2018

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline verilen alüminyum folyo niteliğindeki ambalaj malzemesinin siparişe uygun olarak ayrı ayrı partiler halinde muhtelif zamanlarda davalıya teslim edildiğini, teslimi yapılan ürünlerin davalı şirket tarafından yurt dışına gönderildiğini ancak, satışı yapılan ürünlere ilişkin düzenlenen faturaların davalıya teslim edilmesine rağmen cari hesap alacağının ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu takip dosyasına itiraz edildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle itirazın iptaline, davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, yurt dışında bulunan müşterileri için davacıdan mal satın aldığını ve bu ürünleri yurt dışındaki müşterisine ihraç ettiğini, ancak, fabrikada dolum aşamasında işbu ürünlerde yapışmama ve yapıştıktan sonra tekrar açılma problemlerinin yaşandığını, bu hususun fabrika yetkilileri tarafından tespit edildiğini, davacıya bu durumun bildirildiğini ancak, davacı tarafça icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe itirazı üzerine takibin durduğunu ve davacıya ayıplı malların değiştirilmesi talepli ihtarnamesinin gönderildiğini, davacının, ihtara cevabı ile malların ayıplı olduğuna itiraz ettiğini ve değişim taleplerini kabul etmediğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuş, davacının kötüniyet tazminatına mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.

Takibin başlatıldığı, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası getirtilmiş, yapılan incelemede; davacı tarafça davalı borçlu hakkında cari hesap ekstre bedelinin ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibine girişildiği, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük yasal süre içerisinde davalı borçlunun vaki itirazı üzerine takibin durduğu ve yasal 1 yıllık süre içerisinde davacı tarafça, itirazın bertarafına yönelik dilekçede ileri sürülen nedenlerle eldeki davanın açıldığı görülmüştür. Dava, sipariş edilen ve teslim edildiği konusunda çekişme bulunmayan ambalaj ürünleri bedelinin tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK'nun 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

Davacı taraf, sipariş edilip teslim edilen ürünlerin bedelinin ödenmediğini ileri sürmüş; davalı taraf ise, ürünlerin ayıplı olduğu savunmasında bulunmuştur. Bu haliyle taraflar arasında ambalaj siparişi, üretimi ve davalıya teslimi çekişme konusu olmayıp; taraflar arasındaki çekişmenin ürünlerin ayıplı olup olmadığı noktasındadır.

Yanlar arasında anlaşmanın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı BK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek ( TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumluluğunun düzenleyen TBK'nın 474. Maddesi uyarınca açık ayıplar yönünden iş sahibi imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde, gizli ayıplar yönünden ise, 477/son maddesi uyarınca da, ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunluluğu bulunmaktadır. Ayıbın bildirilmemesi halinde eser kabul edilmiş sayılır. Ayıp ihbarı yapılması vakıasından lehine sonuç çıkaracak olan iş sahibi olduğundan ayıp ihbarı yapıldığını HMK 190 ve TMK 6. madde gereğince iş sahibi ispatlamalıdır. Eksik işler yönünden ise ihbar yapılmasına gerek olmayıp, zamanaşımı süresi içerisinde eksikler yönünden istemde bulunulması mümkündür.

Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı TBK'nın 474-478. Maddeleri arasında düzenlenmiştir. Ayıp, imâl edilen bir eserde veya malda, sözleşme ve ekleri ile iş sahibinin beklediği amaca ve dürüstlük kurallarına göre bulunması gereken vasıfların bulunmaması, bulunmaması gereken vasıfların ise bulunmasıdır. Şayet, imâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. Maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. Bu hakkın kullanması için iş sahibi tarafından ayrı bir dava açılabileceği gibi, yüklenici tarafından aleyhine açılmış olan bir davada da bu hususu def'i olarak ileri sürebilir.

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası, getirtilip sunulan belgeler ve toplanıp değerlendirilen tüm delillere göre; davacıya siparişi verilen ürünlerin imalatının tamamlanarak davalıya teslim edildiği tarafların kabulündedir. Davanın niteliği gereği ispat yükümlülüğü kendisinde olan davacı tarafça mal teslimi ispatlandığına göre, malın ayıplı olduğu yönünde ileri sürülen def'inin davalı tarafça kanıtlanması gerekir. Bu bağlamda malların tesliminden sonra takip tarihine kadar davalı tarafça bir ayıp ihbarında bulunulmadığı görülmüştür. Davalı yan, takip tarihinden sonra 10/07/2017 tarihli ihtar ile davacıya ayıp ihbarında bulunmuş ise de; ürünlerin tesliminden sonra aradan geçen zaman dikkate alındığında takipten sonra gönderilen ihbarın süresinde yapılmış geçerli bir ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün değildir. Dolayısı ile, sipariş edilip davalıya teslim edildiği ve bedelinin ödenmediği anlaşılan ambalaj ürünlerinin bedelinin tahsili için davalı borçlu hakkında girişilen ilamsız icra takibine yönelik davalının vaki itirazının haksız olduğu ve İİK'nun 67.maddesi gereğince iptalinin gerektiği anlaşılmış; alacak likit ve itiraz haksız olduğundan davalının icra inkar tazminatına mahkumiyetine ilişkin aşağıdaki kararı vermek gerekmiştir. KARAR: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; Davanın KABULÜNE,

1.Davalı borçlunun İst. ...İcra Müd.nün ... Esas Sayılı dosyasındaki itirazın iptaline, takibin talepnamedeki koşullar ile devamına,

2.Kabul edilen miktar üzerinden %20 oranında hesaplanan 11.876,22 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya ödenmesine,

3.Alınması gerekli 4056,32-TL karar ve ilam harcından 1014,09-TL peşin ve icra yatan harcın mahsubu ile geriye kalan 3.042,23-TL harcın davalıdan alınıp maliyeye gelir kaydına,

4.Davacı taraf vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 6.881,93-TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafça yatırılan 31,40 TL başvuru harcı, 1.014,09 TL peşin ve icraya yatan harç, 4,60 TL vekalet harcı, 134,50 TL tebligat giderlerinin toplamı 1.184,59 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,

6.Taraflarca yatırılan gider avansından geriye kalanın karar kesinleştiğinde talep halinde taraflara iadesine, Dair, davacı ... davalı tarafın yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.