2. Ceza Dairesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü; Bozmadan önce görevlendirilen ve bozmadan sonra da duruşmalara çağrılan sanık müdafii Av. ...’in yüzüne karşı, sanığın yokluğunda verilen hükmün Av. ... tarafından sanık müdafii olarak süresinde temyiz edildiğinin, ancak sanığın bozma sonrası talimatla alınan 16.05.2013 tarihli savunması sırasında, müdafii istemediğini beyan ettiğinin, sanığa zorunlu müdafii atanmasının da gerekli olmadığının anlaşılması karşısında; kovuşturma sırasında mahkemece atanan müdafii Av. ...’in sanık hakkında kurulan 07.11.2013 tarihli mahkumiyet hükmünü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı gözetilerek, yokluğunda verilen mahkumiyet hükmünün bizzat sanık ...’a tebliğinin gerektiği ancak hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığından, gerekçeli kararın sanığa usulüne uygun şekilde (sanığın cezaevinde olması halinde cezaevinde tebliği, aksi halde son ifadesinde bildirdiği son bilinen adresine kararın tebliği, bu adrese de tebliğ yapılamaması halinde güncel mernis adresine tebliğ yapılmak suretiyle) tebliğ edilerek, tebliğ belgesi ile birlikte verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklendikten ve ek tebliğname düzenlendikten sonra incelenmek üzere iadesinin mahallince sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 09/04/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap