12. Hukuk Dairesi

Davalı vekili; havayolu ile uluslararası taşımada Varşova-Lahey/Montreal Konvansiyonu hükümleri ile yine 5866 sayılı kanun ile onaylanarak Varşova sözleşmesi ve protokolüne üstünlük sağlayan 26.03.2011 tarihinde yürürlüğe giren Montreal sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, başka bir deyişle müvekkilinin bir an için sorumlu olduğunun kabulü halinde sorumluluğun kg başına 17 SDR ile sınırlı olduğunu, Montreal Sözleşmesinde belirtilen sürede ihbarın yapılmadığını, AHL dış hatlar ambarında bulunan bekleyen yükün geri almaktan davacının kaçındığını, eşyanın hasarlandığına dair bir belgenin dosyaya davacı yanca sunulmadığını,sorumluluklarının sınırlı olduğunu, taşıma tarihinden itibaren asıl alacağa faiz işletilemeyeceğini davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece;davalıya teslim edilen mallar davalı tarafça ister Montreal sözleşmesi ve isterse diğer kanunlar uygulanmış olsun, bu kanunlara göre fuarda sergilenecek eşyayı varış yerine götürme ve eşyayı güvenli bir şekilde taşıyarak sağlam ve hasarsız olarak gönderilene (alıcısına) teslim etme mükellefiyeti varken, 11.10.2013 tarihinde düzenlediği Hava Yük Senedi ile Kargoyu Taşıyıcı sıfatıyla taşıma sürecine aldığı, söz konusu taşıma senedinde açıkça taahhüt uçuş-seferde yükün özensiz elleçleme ve yükleme sürecinin özensiz yürütümünden kaynaklı taşımanın gerçekleştirilemediğini, taşımanın hiç başlamaması ve başlatılmasının 15.10.2013 tarihinden sonraya kalması sebebiyle, artık taşıma sözleşmesinin ifasının imkansız hale geldiğini, bu imkansızlığın davalı kusurundan kaynaklandığını, Varşova Konvansiyonu'nun 19. maddesinde, havayolu taşıyıcısının, taşımadaki gecikmeden sorumlu olduğu düzenlenmekle birlikte somut olayda olduğu gibi taşıma ediminin hiç ifa edilmemesi halinde bir düzenleme bulunmadığını bu halde olaya TBK 96 ve 112 .maddesi gereğince ifanın imkansız hale gelmesi nedeniyle kusursuzluğunu ispat edememesi nedeniyle davacının söz konusu fuara katılamamasından kaynaklı zararı olan ve dosyaya sunulan kayıtlara ve bilirkişi tespitlerine göre konaklama, uçak bileti, katalog bastırma, araç kiralama gibi bu tür zararlardan sorumlu olduğunu, maddi tazminat taleplerinin yerinde olduğunun kabulü gerektiğini,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi zarar olduğu sabit olup şirketin manevi varlığına veya bütünlüğüne yönelik bir saldırı söz konusu olmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ:1- Davacı vekili; maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmekle birlikte maddi tazminat talepleri içinde zikredilen ardiye ücreti talep edilmeyeceğinin tespitine ilişkin talepleri ile malın iadesine ilişkin talepleri konusunda bir karar verilmediğini, ayrıca manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu müvekkilinin ürettiği Fiber markasının dünya çapında marka olduğunu fuara katılmamakla zor durumda kaldığını çevrede standını dahi kuramayan aciz firma olarak görünmesine yol açıldığını belirterek,manevi tazminat ve hükme bağlanmayan maddi tazminat talepleri yönünden kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep etmiştir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap