İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi
Davacının Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...sicil numarasına kayıtlı olan ... Şidrketi ünvanlı şirketinin karar defterini kaybettiğini bu sebeple zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 19/07/2018 tarihli celsesinde davacı asil beyanında; iş yerini kapattığını kapatınca defterin nerede kaldığını bilmediğini, vergi yapılandırması yaptırmak istediğinde defterin olmadığını anladığını ve davadan 15-20 gün önce karar defterinin kaybolduğunu anladığını dosyaya sunacağı başka bir delilin olmadığını, iş yerini kapatırken fark ettiğini 8-10 senedir bu defterle işi olmadığını defterin muhasebecide olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir. Türk ticaret kanununa göre zayi belgesi ile ilgili olarak; TTK’nın 82/7. Maddesinde; “Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanunî saklama süresi içinde ziyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün içinde ticarî işletmesinin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilir. Bu dava hasımsız açılır. Mahkeme gerekli gördüğü delillerin toplanmasını da emredebilir.” denilmiştir. Şeklinde olmasına göre, TTK’nın anılan fıkra hükmü, “Böyle bir vesika almamış olan tacir defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılır.” cümlesi haricinde, ETK’nın m.68/f.4 hükmünün dili sadeleştirilmiş tekrarından ibarettir. Sadece, TTK hükmüne “Bu dava hasımsız açılır.” cümlesi ve “veya hırsızlık” ibaresi eklenmiştir. Bu eklemede, uygulamada zayi belgesi davalarının hasımlı olarak açılması şeklinde yapılan hataları gidermek ve bu konudaki içtihatları kanunlaştırmak amacıyla eklenmiştir. Dolayısıyla, tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgeler; yangın, su baskını, yer sarsıntısı veya hırsızlık sebebiyle ziya uğradığı takdirde, zayi belgesi talep edilebilir. Ancak, dikkat edileceği üzere, anılan fıkrada yer alan ve zayi belgesi talebine sebep olan afetler, yani “yangın, su baskını veya yer sarsıntısı” sınırlayıcı mahiyet arz etmemektedir. Çünkü, Kanun Koyucu “gibi” demek suretiyle maddenin uygulama alanının sayılan sebeplerle sınırlı olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Bu itibarla, saklanması zorunlu defter ve belgelerin Kanunda belirtilmeyen sair bir mücbir sebep ile ziya uğraması halinde de zayi belgesi talep edilebilir. Tabii, mücbir sebebin varlığını ve zayi belgesi talebinin yerindeliğini mahkeme tarafından belirleneceği açıktır.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın