Davalı vekili 04/11/2015 tarihli cevap dilekçesinde özetle; davanın bir yıllık hak düşürücü sürede açılmadığını, davanın dava şartı yokluğundan dolayı reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin gerek kooperatif olarak faaliyetini sürdürdüğü dönemde gerekse tür değiştirdikten sonra temlik eden şahsa hisse devri gibi yazılı veya sözlü bir taahhüdün söz konusu olmadığını, davacının temlik edene kooperatif hisselerini getirilmediği yönündeki iddiasının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı ....... müvekkili olduğu şirkete borcu bulunan kişilerin talimatı ile yine ödeme yapması için kendisine gönderilen para ve dava konusu ödemeleri yaptığını ileri sürerek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın esastan reddine, davacının takip konusu alacağın % 40' ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.