8. Hukuk Dairesi

Dava, kira alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılmasına ilişkindir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş ve karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili tarafından 15.07.2015 tarihinde başlatılan icra takibinde, kiralananla ilgili olarak 10.07.2015 ödeme tarihli kira parasının tahsili istenmiştir. Davalı borçlu davacıya ait dükkanın kira bedelinin kira sözleşmesi ile aylık 1.928.57 Euro olarak belirlendiğini davacının 6098 sayılı TBK m. 301 gereğince yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kira sözleşmesini feshettiğini ve taşınmazı tahliye ettiğini bu nedenle davacının kullanmadığı döneme ilişkin kira bedeli talep edemeyeceği beyanında bulunmuş, mahkemece, davalı tarafından sunulan ihtarnameler ve kira sözleşmesinin feshinin takibe konu senedin ödeme tarihinden sonraya ilişkin olduğu, bononun vade tarihinde taraflar arasında devam eden bir kira sözleşmesinin bulunduğu ve davalı borçlunun kira bedelini ödemesi gerektiği, takibe konu kira alacağının ödendiği hususunun davalı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından itirazın kaldırılmasına karar verilmiştir. Kira bedelleri için kiralayana bono verilmişse, tarafların anlaşmasıyla kira alacağının tahsili ticari senede bağlanmış demektir. Hal böyle olunca ticari senetlerin tahsiline ilişkin hükümlerin uygulanması gerekir. Ticari senetlerin ciro kabiliyeti olduğundan kiracının verdiği senedin kimin elinde olduğunu bilmesi icap eder. Bu senet bankaya tahsile verilmişse gönderilen ihbarla senedin ödeme yeri borçlu tarafından biliniyor demektir. İhbara rağmen ödenmemesi halinde temerrüt konusu yapılıp buna ilişkin ihtarlar gönderilebilir. Senet tahsile verilmeyip alacaklının elinde tutuluyorsa, alacaklının borçlunun ayağına gidip senedi verip karşılığını alması gerektiğinden bu yola gitmeden doğrudan doğruya ihtar göndererek temerrüt konusu yapması mümkün değildir Takipte dayanılan ve karara esas alınan 18.04.2015 başlangıç tarihli ve 7 ay süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Ticari senetlerin ciro kabiliyeti olduğundan kiracının verdiği senedin kimin elinde olduğunu bilmesi gerekir. Bu durumda kira parasının tahsili bakımından öncelikle ticari senetlerin tahsiline ilişkin yollara müracaat edilmesi ya da mahkemeye ibrazı gerekir. Yukarıda belirtilen esaslar dikkate alınıp, kira alacağının bonoya bağlanmış olması durumunda ya takibin kambiyo senetlerine mahsus yol ile yapılmış olması ya da kambiyo senedi aslının dosyaya ya da takibe delil olarak sunulup ilamsız takip yürütülmesi gerekirken mahkemece takip konusu yapılan ve bonoya bağlanan alacağın dayanağı bono aslı dosyaya sunulmadan davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.

Tam metni görüntülemek için kayıt olun

Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın

Ücretsiz Kayıt Ol Giriş Yap