12. Hukuk Dairesi
12. Hukuk Dairesi 2016/30211 E. , 2018/3218 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu hakkında bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takibe karşı borçlunun, sair itirazı yanında takibe konu senedin tanzim tarihinin bulunmadığını, kambiyo takibine konu edilemeyeceğini ileri sürerek takibin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu mahkemece; senedin kambiyo vasfı taşımadığı gerekçesiyle İİK’nun 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Takibe konu belgenin, kambiyo senedi niteliğini haiz olmaması,
İİK'nun 170/a maddesi hükmü gereğince takibin iptali sebebi ise de, aynı maddenin son fıkrasında yer alan, "Her ne suretle olursa olsun, ... borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz" şeklindeki hüküm gereğince, icra mahkemesi yukarıda belirtilen sebebe dayanarak İİK'nun 170/a maddesi gereğince takibin iptaline karar veremez.
Somut olayda, borçlu vekilinin 11.01.2016 tarihli itiraz dilekçesinde; ''...Takibe konu senedi faizi ile birlikte 28.04.2015 ve 31.07.2015 tarihlerinde müvekkilim ödemiştir” demek suretiyle borcu kabul edip ödediğini ileri sürdüğü ve ödemeye ilişkin bir kısım belgeler sunulduğu görülmektedir. Bu durumda, anılan İİK'nun 170/a-son maddesi hükmü uyarınca, aynı maddenin ikinci fıkrasının olayda uygulanması ve takibe dayanak bononun kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığı üzerinde durulması mümkün değildir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme iddiası incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile takibin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.