Esas No
E. 2016/10159
Karar No
K. 2018/2447
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

11. Hukuk Dairesi         2016/10159 E.  ,  2018/2447 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ...

9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 08/06/2015 gün ve 2014/1445 - 2015/514 sayılı kararı onayan Daire'nin 26/04/2016 gün ve 2015/10197 - 2016/4690 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, tahsil edilmek üzere davalı Banka'ya tevdi edilen çekin, davalı tarafından tahsil edilmediği gibi yapılan araştırma sonucunda çekin postada kaybedildiğinin öğrenildiği, çekin kaybedilmesinden davalı Banka'nın sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, çek bedeli ve keşide tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz olmak üzere toplam 20.011 USD'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 05/04/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Dava, davalı vekil hamil bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazminine ilişkindir. Her şeyden önce zarar ile tazmini farklı kavramlar olup, doğan bir zararın sonradan tazmin edilmiş yahut edilebilecek nitelikte olması, o zararın doğmamış olduğu anlamına gelmez. Bu bakımdan vekil hamil bankanın, sebepten mücerret ve kambiyo senedi niteliğindeki çeki yitirmesinden ötürü alacağını senetsiz olarak takip etmek durumunda kalacak olan davacının bu nedenle somut bir zarara uğradığı ve işbu zararın işbu dava sırasında da giderilmemiş olduğu sabittir. Öte yandan zayi olan çekin ... Bankasına ait olması nedeniyle davadışı çek borçlusu aleyhine yapılacak icra takibi veya açılacak davanın akim kalması söz konusudur. Üstelik, vekil hamil durumunda olan bankanın, çekle ilgili olarak zayi belgesine dayalı keşideci hakkında herhangi bir takibata girişmemiş olduğu dosya kapsamı ile sabit olup davalı bankanın bu durumda dahi davacı müvekkiline karşı sorumlu olduğu açıktır. Diğer yandan davadışı borçlunun aciz halinden davacının sorumlu olduğu iddia ve ispat edilmiş olmayıp, davacının kendi fiiliyle zararın artmasına sebebiyet verdiğinin kabulü de mümkün değildir. Davacının bu şekilde ortaya çıkan ve dava tarihi itibariyle giderilmemiş olan zararına davalı vekil hamilin özensizliğinin yol açmış bulunduğu kuşkusuz olup davalı bankanın ihmali nitelikteki fiili ile zarar arasında illiyet bağının varlığı izahtan varestedir. Tüm bu nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği görüşünde bulunduğumuzdan sayın çoğunluğun karar düzeltme isteminin reddine ilişkin görüşüne katılamıyoruz.

Karar Etiketleri
REDDİNE YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk K3506 md.442/3
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog