13. Hukuk Dairesi 2015/41526 E. , 2018/4576 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R
Davacı, 14.10.2008 tarihinde davalı ile yaptığı yazılı sözleşme ile mülkiyeti kendisine ait olan aracı, 8.500,00 TL bedelle davalıya sattığını ve aracın zilyetliğini de davalıya teslim ettiğini, sözleşmeye göre araç bedelinin 07.11.2008 tarihinde ödeneceğini ve aracın devrinin de bu tarihte yapılacağının kararlaştırıldığını, ayrıca sözleşme tarihinden sonra tahakkuk edecek olan tüm vergi, ceza ve resmi yükümlülüklerin alıcıya ait olduğunun kararlaştırıldığını, ancak henüz devir yapılmadan, araç davalının zilyetliğinde iken kendisine 2.064,00 TL asıl alacak ve 1.032,00TL faiz olmak üzere toplam 3.096,00 TL ceza kesildiğini, bu dönem içerisinde aracın trafik kaydı kendi üzerinde olduğundan cezaları ödemek zorunda kaldığını, bu meblağın tahsili için davalı hakkında icra takibi başlattığını, başlatılan icra takibine davalının haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, vaki itirazın iptaline, % 20 icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davalı ...'in itirazının ... İcra Müdürlüğünün 2013/1981 Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının 3069,00 TL alacak ve ferileri yönünden iptaline, takibin devamına, davalının toplam alacak olan 3.069,00 TL'nin % 20'si olan 613,8 TL icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, sözleşmede kararlaştırılan şartlara uyulmaması nedeni ile mülkiyeti kendisinde olan araca kesilen trafik cezalarını ödemek zorunda kaldığını belirterek, ödediği bedelin tahsilini istemiştir. Davalı ise, aracı satın almadığını, adına böyle bir araç kaydı yapılmadığını, davacı ile aralarında herhangi bir araç satış sözleşmesi bulunmadığını, söz konusu aracın, kardeşi ... tarafından davalıdan satın alındığını belirtmiştir. Mahkemece, davanın kabulüne ve takibin devamına karar verilmiş ise de; davacı ile davalı arasındaki araç alım satım sözleşmesi 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Bu nedenle davacı, davalı ile aralarında yapılan geçersiz sözleşmeye dayanarak talepte bulunamaz. Bununla birlikte, dosya içerisinde bulunan Muş 2. Noterliğinin 20.11.2009 tarih 005489 yevmiye no lu araç satış sözleşmesi ile davacının, dava konusu aracı, davalının kardeşi ...'e sattığı ve bu güne kadar tahakkuk etmiş ve edecek tüm vergi, resim, harç, sigorta ve her türlü ceza ödemelerinin kendisine, bugünden sonraya ait olanların alıcıya(...) ait olacağı kararlaştırıldığından davacı, bu sözleşme tarihine kadar olan tüm cezaları kabul etmiştir. Ayrıca, davacının, takip konusu alacağın dayanağı olan trafik cezalarını tebliğ alınca, davalıya herhangi bir ihtar göndermediği ve trafik cezalarına ve faizlerine herhangi bir ihtirazi kayıt koymadan 26.06.2013 tarihinde vergi dairesine ödediği anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının takip konusu trafik cezalarından kaynaklı vergi dairesine ödediği parayı, davalıdan talep edebileceğini hukuki deliller ile ispatlayamadığının kabulü gerekir. Bu doğrultuda davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aksi düşüncelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.