Esas No
E. 2016/10645
Karar No
K. 2018/2984
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Borçlar Hukuku

11. Hukuk Dairesi         2016/10645 E.  ,  2018/2984 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ...(KAPATILAN) ....FİKRÎ VE SINAÎ

Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) ....Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2016 tarih ve 2014/96-2016/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış "..." markası ile yıllardır tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, Karadeniz bölgesindeki satışlarının azalması üzerine yaptıkları araştırmada bayilerinden davalının müvekkilinin izni olmaksızın markanın aynını veya ayırt edilemeyecek derecede benzerini mallarında kullandığının ve müvekkilinin kaşesinin de benzerini kullanarak satışını yaptığının öğrenildiğini, suç duyurusunda bulunduklarını, arama yapılan adreste "..." ibaresinin tescilli markalarıymış gibi satış yapılmak üzere sergilenip depolandığının tespit edildiğini ve bu ürünlerin toplatıldığını, davalının markasını "...+şekil" olarak tescil ettirdiğini, yine davalının şikayeti ile müvekkilinin adresine gelinerek haksız olarak tescil ettirdiği "..." markasının kendisine ait olduğu iddiası ile müvekkilinin mallarına el koydurttuğunu, "..." markasının davalı tarafından kullanılması sonucunda müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, haksız rekabet oluştuğunu ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü, 40.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi zararın tazminini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin ... Tekstil Ticaret İmalat ve Toptan Satış ünvanı ile 2009 yılından beri tekstil sektöründe faaliyet gösterdiğini, markasını 05/04/2013 tarihinden itibaren .... sınıfta tescil ettirdiğini, "..." markasına bu alanda ayırt edicilik kazandırdığını, davacının markalarının tanınmış olduğu iddiasının gerçek olmadığını, müvekkili firma ile davacı tarafın markasının mal ve hizmetlerinin farklı olduğunu, davacı şirkete ait iş yerinde yapılan aramada müvekkiline ait marka ile üretilmiş ve satışa sunulmuş spor ayakkabı ve terliklere el konulduğunu, kötü niyetli olanın davacı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yanın kullanımı tescilli markası kapsamında olduğundan maddi ve manevi tazminat istenemeyeceği, davacı markasının tanınmış olmadığı, taraf markalarının aynı emtiayı kapsadığı, taraf markalarının benzer olduğu, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b ve 8/1-a, b bendinde belirtilen tescile engel halin gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, sair taleplerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. ...-Dava, davalı markasının hükümsüzlüğü ile haksız rekabet nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Mahkemece, dava konusu markanın öncelik hakkının davacıya ait olduğu, davalı markasının 556 sayılı KHK m. 7/1-b, 8/1-a ve b uyarınca hükümsüz kılınması gerektiği, davalı kullanımının tescilli markası kapsamında kaldığı, davalı markasının hükümsüz kılınması ve sicilden terkini halinde markaya tecavüz ve tazminat taleplerinin değerlendirilebileceği, tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Ancak, mahkemece dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi isabetli olmakla birlikte, 556 sayılı KHK 44/....maddesi uyarınca hükümsüzlüğün geçmişe etkisi kapsamında marka sahibinin kötüniyetli hareketinden kaynaklanan tazminat hakkı saklı bulunmaktadır. Nitekim, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalının davacı ile aynı ürünleri üretmesi dikkate alındığında davalının davacı tarafın bayilerinden olup, davacı markasından haberdar olduğu, davalı işyerinde el konulan ürünlerin davacı tarafından da üretildiği, davalının haksız yararlanma amacı taşıdığı ve kötüniyetli olduğu mütalaa edilmiştir.

Bu durumda, davalının tescilde kötüniyetli olup olmadığı hususu ve eyleminden dolayı 556 sayılı KHK’nın 44/... maddesi kapsamında tazminat ile sorumlu tutulup tutulamayacağı hususu değerlendirilip, hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken tazminat talebinin reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (...) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 6,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 20/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Borçlar Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.