13. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 13. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2015/21060
- Karar No
- 2018/4668
- Karar Tarihi
- 18.04.2018
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- ONANMASINA
13. Hukuk Dairesi 2015/21060 E. , 2018/4668 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü. K A R A R Davacı, davalının kendisine verdiği senet nedeniyle borcu olduğunu, davalının borcunu ödemediğini beyanla davalı aleyhine başlattıkları icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 2.172,00 TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2.Dava, itirazın iptali davası olup, mahkemece davanın reddine, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmiştir.
İİK 67/2 maddesi takibin haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceğini hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca alacaklı-davacı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması da şarttır. Eldeki davada davacının kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davacının kötü niyetinden söz edilemez ve onun aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilemez. Mahkemece, değinilen bu yön göz ardı edilerek davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olmakla bozmayı gerektirir Ne var ki bu yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK'un 438/7 maddesi hükmü gereğidir.