8. Hukuk Dairesi
Davacı alacaklı vekili,haczedilen menkullerin borçlu şirkete ait olduğunu, yapılan işlemlerin muvazaalı olduğunu, davalılar arasında organik ve fiili bağlantıları bulunduğunu ileri sürerek şikayetlerinin kabulüne, icra müdürlüğü tarafından 15/03/2017 tarihinde verilen karar uyarınca haciz ve muhafaza işleminin İİK madde 99'a göre değerlendirilmesi işleminin iptali ile haczin İİK madde 97 uyarınca yapılmış sayılmasına karar verilmesine, şikayetlerinin kabul edilmemesi halinde istihkak davalarının kabulüne, üçüncü şahsın istihkak iddiasının reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı 3. kişi vekili, borçlunun haciz sahasındaki mallarla hiçbir ilgisinin olmadığını ileri sürerek şikayetin reddine, istihkak iddialarının kabulüne karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, haciz mahallinde borçlu şirket logolu baret ve bilgisayarlarda borçluya ait evrak bulunduğu, ayrıca aynı adreste yapılan 10.02.2017 tarihli haciz sırasında borçlu şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ...'in şantiye sahasının borçluya ait olduğunu kabul ettiğinden, İİK 99 madde şartlarının oluşmadığı ve haczin İİK 96-97 maddeleri gereğince yapılması gerektiği gerekçesi ile şikayetin kabulüne, Bursa 16. İcra müdürlüğü'nün 2017/1838 esas sayılı takip dosyasından verilen 15/03/2017 tarihli kararın iptaline, haciz işleminin İİK 96-97 maddeleri gereğince yapılmış sayılmasına karar verilmiş,davalı 3.kişi vekilince ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuştur. .... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 11.01.2018 tarih ve 2017/229 Esas 2018/19 Karar sayılı kararı ile; 14/03/2017 tarihli haciz işlemi sırasında haciz mahallinde borçlu şirketin logosunu içeren baret ve diğer evrakların tespit edildiği, yine aynı adreste daha önce yapılan haciz sırasında borçlu şirketin çalışanı olduğunu beyan eden... isimli şahsın iş yerinin borçluya ait olduğunu beyan ettiği, icra memurunca bu hususlar nazara alınarak davalı borçlu ile davalı 3. kişinin haczolunan menkulleri birlikte ellerinde bulundurdukları ve yasal karinenin borçlu, dolayısı ile alacaklı yararına olduğu kabul edilmek sureti ile haczin İ.İ.K'nun 96 ve 97. maddelerine göre yapılmış sayılması gerekirken, haczin İ.İ.K'nun 99. maddesine göre yapılmış sayılmasının hukuka aykırı olduğu gerekçe gösterilerek davalı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi üzerine; istinaf kararı davalı 3.kişi vekili tarafından bu kez temyiz edilmiştir. Dava konusu 14.03.2017 tarihli haciz, davalı 3.kişi şirket ile Sağlık Bakanlığı arasında yapılan 18.03.2016 tarihli Bursa ...Devlet Hastanesi Yapım İşi Sözleşmesine istinaden 3.kişinin şantiyesinde ve 3.kişi şirket yetkilisi huzurunda yapılmıştır. Her ne kadar aynı yer de yapılan 10.02.2017 tarihli hacizde, haciz sahasında hazır bulunan Ali Özdemir isimli çalışan haciz alanının borçluya ait olduğunu beyan etmiş ve davaya konu haciz sırasında borçlu şirkete ait baret ve bilgisayar kayıtlarında birkaç evrak bulunmuş ise de;borçlunun davalı 3.kişinin taşeronu olarak haciz mahallinde bir süre çalışmış olması, 09.03.2017 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile borçlu ile yapılan sözleşmenin feshedilmesi karşısında mahcuzların borçlu elinde bulunmayıp haciz sırasında üzerinde mülkiyet iddia eden 3.şahıs elinde olduğunun kabulü gerekir. O halde şikayetin reddi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Tam metni görüntülemek için kayıt olun
Ücretsiz üyelik ile günlük 1 karar görüntüleme hakkı kazanın