Esas No
E. 2017/4432
Karar No
K. 2018/3887
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

14. Hukuk Dairesi         2017/4432 E.  ,  2018/3887 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 22.05.2017 gün ve 2015/13539 Esas 2017/4132 Karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı, kayden maliki olduğu 16 ada 11 parsel sayılı taşınmazın dava dışı bir kısım önceki maliklerinden davalının pay satın aldığını, satıştan kendisinin haberinin olmadığını, önalım hakkını kullanmak istediğini, satılan payları alabilecek durumda olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptaliyle adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, herhangi bir cevap vermemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine hüküm, Dairemizin 22.05.2017 tarihli, 2015/13539 Esas, 2017/4132 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.

Davalı vekili, karar düzeltme isteğinde bulunmuştur.

Önalım hakkının kullanılmasında davacının dayandığı pay elbirliği mülkiyetine konu ise tüm ortakların birlikte dava açması veya birinin açtığı davaya diğerlerinin muvafakat etmesi gerekir. Çünkü bu gibi hallerde 11.10.1982 tarihli ve 3/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın tereke adına açıldığının kabulü gerekir. Davaya muvafakat, duruşmaya gelip bu konuda beyanda bulunmakla veya imzası noterce onaylı muvafakat belgesi ibraz edilmesi suretiyle yahut davacı adına davayı takip eden avukata vekalet verilmesi ile sağlanabilir. Bu yolda ortakların tümünün muvafakati sağlanamazsa Türk Medeni Kanununun 640. maddesi hükmü uyarınca murisin terekesine görevli mahkemede temsilci atanması için davacıya süre verilir. Temsilci davacı dışında biri olursa davacının sıfatı sona ereceğinden davayı temsilci takip eder. Dava hakkına ilişkin olan bu hususun hakim tarafından kendiliğinden öncelikle nazara alınması gerekir.

Somut olaya gelince; 14.08.2014 tarihli, 1827 yevmiyeli resmi senet içeriğinden 16 ada 11 parsel sayılı taşınmazın 5/280 hissesi Nuriye Turan; 5/280 hissesi ...; 6/280 hissesi ... adına tapuda kayıtlıyken ... ile... hisselerinin tamamını 500’er TL bedelle; Salim Turan 3/280 hissesi üzerinde kalacak şekilde 3/280 hissesini 500 TL bedelle ...’a sattıkları anlaşılmıştır. Dava konusu taşınmazın tapu kaydından davalının taşınmazda 13/280 müstakil payının bulunduğu; davacının ise 1/28 paya elbirliği halinde malik olduğu, diğer elbirliği maliklerinin ise davada taraf olarak yer almadıkları anlaşılmaktadır.

Bu durumda mahkemece, elbirliği ortaklarının tamamının muvafakatlarının alınması ya da davaya dahil edilmeleri, mümkün olmaması halinde terekeye temsilci atanması hususlarında davacıya süre verilerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir. Değinilen husus bu defa yapılan incelemede anlaşıldığından Dairemizin 22.05.2017 tarihli, 2015/13539 Esas, 2017/4132 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin 22.05.2017 tarihli, 2015/13539 Esas, 2017/4132 Karar sayılı ilamının KALDIRILMASINA, yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 21.05.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.