Esas No
E. 2018/8941
Karar No
K. 2018/12842
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

8. Hukuk Dairesi         2018/8941 E.  ,  2018/12842 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi ve Ecrimisil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın elatmasının önlenmesi talebi yönünden açılmamış sayılmasına, ecrimisil talebi yönünden kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. K A R A R

Davacı, kayıt maliki olduğu 1678 ada 893 parselde kat 2, 4 numaralı mesken niteliğindeki bağımsız bölümün davalı tarafından kira ilişkisi bulunmadan işgal edildiğini ileri sürerek, davalının müdahalesinin meni ile fazlaya ilişkin haklar salı kalmak kaydı ile 3000 TL ecrimisilin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 31.1.2014 tarihli ıslah talebini içerir dilekçesiyle de ecrimisil miktarını ıslah ederek 7280 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacı tarafından müdahalenin meni isteği yönünden dava değeri belirtilmediği gibi buna ilişkin harcın da yatırılmadığı, diğer yandan vekil edeninin kiracı sıfatının davacı tarafından kabul edildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

Mahkemece; davacıya açtığı meni müdahale davası yönünden miktar belirtip harç yatırması için önel verildiği halde bu hususun yerine getirilmemesi nedeniyle meni müdahaleye ilişkin açılan davanın açılmamış sayılmasına, ecrimisil davasının kısmen kabulü ile 6.580,00TL ecrimisilin 30.11.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir. Dava, elatmanm önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.

Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür davalarda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesi ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesi uyarınca dava değerinin elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil veya tazminatın toplamından, elatmanın önlenmesi isteğinin yanında yıkım isteği de varsa dava değerinin elatılan yerin değeri ile yıkımı istenilen yapı değerinin toplamından (04.03.1953 tarih 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı) ibaret olacağı ve belirlenen bu değer üzerinden 492 sayılı Harçlar Kanununun 26, 27, 28, 30 ve 32 maddelerinde öngörüldüğü şekilde işlemlerin yerine getirilerek gerekli olan harcın alınacağı tartışmasızdır.

Öte yandan, Harçlar Kanunu harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış; değinilen yönün mahkemece kendiliğinden (re'sen) gözetilmesini hükme bağlamıştır. 492 sayılı Kanunun 32.maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı vurgulanırken, 30. maddede "...muhakeme sırasında tespit olunan değerin dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa yalnız o celse için muhakemeye devam olunacağı; takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam edilemeyeceği, HUMK'nun 409.maddesinde (6100 sayılı HMK'nın 150. maddesinde ) ise; gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması noksan olan harcın ödenmesine bağlı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.

Somut olaya gelince; dosya içeriğinde davacı tarafından dava dilekçesinde; dava değeri talep edilen ecrimisil miktarı kadar gösterildiği ve bu değer üzerinden harç yatırılarak davanın açıldığı, yargılama sırasında bilirkişi tarafından hesaplanan ecrimisil miktarı üzerinden ıslah harcı yatırıldığı, Mahkemece 24.04.2014 tarihli yargılama oturumunda; dava dilekçesinde müdahalenin meni yönönden dava değeri belirtilmemesi sebebi ile 2 haftalık kesin sürede dava değerini göstermek ve peşin harcını yatırmak üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarının hatırlatıldığı ve dava değeri gösterilip harç yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılacağının ihtar edildiği, davacı vekili tarafından 07.05.2014 havale tarihli dilekçesiyle müdahalenin meni istenen taşınmaza ait dava değeri 132.000TL olarak bildirildiği ve 08.05.2014 tarihli makbuz ile 2.2013,00TL peşin harç yatırıldığı görülmüştür.

Hal böyle olunca, az yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, Mahkemece verilen kesin süre içerisinde davacının müdahalenin meni isteği yönünden dava değerini bildirdiği ve keşfen saptanan zemin değeri için harcı tamamladığı anlaşıldığından, davacı tarafın müdahalenin meni isteği yönünden yargılamaya devam edilerek işin esası hakkında iddia, savunma ve toplanan deliller çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken; 492 sayılı Harçlar Kanunun 30. maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 150. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 sayılı HMK'nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK’nun 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edenlere ayrı ayrı iadesine, 17.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog