19. Hukuk Dairesi 2016/17897 E. , 2018/2538 K.
"İçtihat Metni"....
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - KARAR -
Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ..... arasında imzalanan tarımsal krediler genel sözleşmesinde davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak sorumlu olduklarını, ödemelerde aksama meydana gelmesi nedeniyle kredi hesabının kat edilerek davalılara ihtarname gönderildiğini, davalıların alacağın tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili davanın reddini istemiştir. Diğer davalılar davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, yargılama aşamasında toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı banka ile dava dışı ....arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, davalıların müşterek borçlu müteselsil kefil olarak kefalet limitiyle sorumlu olduğu, takip tarihi itibariyle davalı borçluların davacı alacaklıya 1.450.000,00 TL asıl alacak borcunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından gerekçelerini göstererek itirazda bulunulmuştur. Mahkemece bu itirazlar gerekçeli kararda tartışılmadığı gibi bilirkişiden ek rapor da alınmamıştır. Bu durumda davacı vekilinin itirazları doğrultusunda icra takip tarihi itibariyle alacağın hesaplanabilmesi için hesap kat tarihinde davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak miktarları belirlenerek hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan dönem içerisindeki akdi faiz toplamının da asıl alacağa kapitalize edilebileceği göz önüne alınarak temerrüt tarihi itibariyle davacı bankanın asıl alacağının tespit edilerek varılacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.