Esas No
E. 2016/3754
Karar No
K. 2018/13113
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

8. Hukuk Dairesi         2016/3754 E.  ,  2018/13113 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Davacı ... vekili, evlilik birliği içerisinde davalı koca adına edinilen 6778 parsel sayılı taşınmazın bedelinin tamamının davacı tarafından karşılandığını açıklayarak taşınmazın tapu kaydının iptali ile 1/2 hissesinin vekil edeni adına tesciline karar verilmesini, aksi halde 1/2 katılma payının davalı adına kaydedilmesini, mümkün olmadığı takdirde değerinin hesaplanarak davacıya ödenmesini istemiş; 05.06.2015 tarihinde harçlandırılan ıslah dilekçesinde, taşınmazın tamamının TMK'nın 222. maddesi uyarınca davacının kişisel malı olması itibariyle ve TMK'nın 226/2. maddesine göre davacının üstün yararı bulunmasından dolayı taşınmazın tapu kaydının iptali ile vekil edeni adına tesciline, alacak davası olarak değerlendirme yapılması halinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla bilirkişi raporunda tespit edilen 135.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece; davanın tapu iptali, tescil ve katılma payı ile ilgili olarak açıldığından bahisle katılma payı ile ilgili dava tefrik edilerek, tapu iptali ve tescile yönelik davanın reddine karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Maddi olayları ileri sürmek taraflara, hukuki nitelendirme yapmak hâkime aittir (HMK'nun 33.md.). İddianın ileri sürülüş şekline göre dava; evlilik birliği içerisinde edinilen çekişme konusu taşınmaz bedelinin tümüyle kendisi tarafından ödendiği iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde katılma alacağı istemine ilişkin olarak açılmış, ıslah ile alacaklı eşin tasfiyeye konu paylı malda üstün yararını kanıtlamasına dayalı tapu iptali ve tescil, terditli olarak alacak talebine dönüşmüştür. Bu davaların çözüm yeri, 4787 sayılı Aile Mahkemeleri'nin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi gereğince Aile Mahkemeleri'dir. Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde ise Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenen Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde davanın Aile Mahkemesi sıfatı ile görülüp karara bağlanması gerekir. Görev, kamu düzenine ilişkin olmakla yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözönünde bulundurulur. Mahkemece, davanın niteliği dikkate alınarak davaya Aile Mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözardı edilerek davanın esası hakkında hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 24.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.