4. Hukuk Dairesi
4. Hukuk Dairesi 2016/8073 E. , 2018/3881 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 17/01/2014 gününde verilen dilekçe ile haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2015 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız fiil nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili; davalı tarafından, komşu taşınmazda yapılan kazı ve harfiyat çalışmaları sırasında zeminde kaymalar meydana geldiğini ve müvekkillerine ait taşınmazda bulunan iki kargir ev, ahır ve meyve ağaçlarının hasar gördüğünü belirterek kayma ve çökmeyi önleyecek istinat bedeli, yapı bedeli, zarar gören meyve ağaçlarının bedeli ve ödemek zorunda kalınan kira bedeline ilişkin maddi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Uyuşmazlık haksız eylemden kaynaklanmakta olup, olay tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 60. ( TBK 72) maddesi uyarınca; haksız fiilden doğan zararın tazminine ilişkin davalar, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 1 yıl ve her halde haksız eylem tarihinden itibaren 10 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Eğer eylem, ceza kanunları uyarınca daha uzun zamanaşımı süresi bulunan cezayı gerektiren bir eylemden doğmuş ise ceza zamanaşımı süresi uygulanır.
Dosya kapsamından; mahkemece, zararın gerçekleştiği tarih 30/03/2012 olarak kabul edilmesine rağmen, olay tarihinde henüz yürürlükte olmayan 6098 sayılı TBK’ nın 72. maddesine göre zamanaşımı süresinin, zarar görenin zararı ve zarar vereni öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl olarak kabul edilmesi doğru görülmemiştir. Şu durumda, mahkemece haksız eylemin devam edip etmediği hususunda inceleme yapılarak, olay tarihinde yürürlükte olan BK 60. maddeye göre zamanaşımı defi değerlendirilerek bir karar verilmeli; zararın artması devam ediyor ise zararın kapsamı belirlenmelidir. Şu halde mahkemece, davalının zamanaşımı def'i değerlendirilirken açıklanan hususların gözetilmemiş olması doğru görülmemiş; bozmayı gerektirmiştir.