19. Hukuk Dairesi
19. Hukuk Dairesi 2017/5518 E. , 2018/3038 K.
"İçtihat Metni"....
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVACISI : .... vek. Av. ...
DAVALISI : ...... vek. Av. ...
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili .... ile davalı vekili Av. ...'ın geldiği görülmüş olmakla duruşmaya başlanarak hazır bulunan taraf vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR-
Davacı vekili, davacı ile dava dışı asıl borçlu .....arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinin davalı tarafından kefil sıfatıyla imzalandığını, sözleşme uyarınca kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi nedeniyle giriştiği icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirketin kollektif olan nevinin limited şirket olarak değiştirildiğini ve 11/01/2008 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, davalı bankanın 1998 tarihinden itibaren kredi kullandırdığını, yönetim yetkisi olmayan ortaklar tarafından imzalanan sözleşmenin geçersiz olduğunu, kollektif şirketi temsile yetkili olan ortakların ve yetki kapsamlarının ticaret sicil gazetesinde yayınlandığını, asıl borçlu şirketin ortakları ile davalı şirket ortaklarının aynı kişiler olmadığını, sadece..... asıl borçlu şirket ve davalı şirket ortağı olduğunu, ...... kefalet sözleşmelerini imzalayarak diğer firması asıl borçlu şirkete menfaat sağladığını, dava dışı asıl borçlu ile davalı kefil şirketin diğer ortaklarının farklı kişiler olduğunu, davalı bankanın kefil olmak isteyen şirket yetkilisini araştırmadığı gibi kefaletin davalı şirketin mevzusu olmayıp olağanüstü iş olması nedeniyle tüm ortaklarının ittifakı olması gerektiği yasa hükmünü gözardı ettiğini, ticaret sicilinin aleniyet ilkesi gereği yayınların bağlayıcı olduğunu, davalı bankanın basiretli davranmadığını, takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve benimsenen 08/09/2014 tarihli bilirkişi raporuna göre, dava konusu kredilere kefil olma işleminin şirket konusu ve mevzusu dışında olduğundan, ultra vires olduğu ve yetki aşımı niteliğinde bulunduğu ve davalı şirketi bağlamayacağı bu nedenle davalı şirketin sorumluluğundan söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötü niyetle hareket ettiğine dair kanaat hasıl olmadığından kötü niyet tazminatı isteğinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Karaca Kollektif şirketinin yetkili temsilcileri tarafından imzalanan kefalet sözleşmeleri geçerlidir. Temsilci dışında imzalananlar ise ortaklar tarafından birlikte özel yetkilendirme olmadığı sürece geçersizdir. Bu durumda mahkemece gerektiğinde talimatla konusunda uzman bilirkişi heyetinden bilirkişi raporu alınarak ticaret sicilinde ilan edilen yetkilendirmelerin kapsam ve çerçevesine göre davacı bankanın kullandırdığı krediden davalı kefilin ne miktar sorumlu olacağı tespit edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve hatalı yorumla yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.